© WWW.CILTUZMANI.COM Copyright © 2007 [ciltuzmani.com]. All rights reserved
Made by Babur
Cilt Uzmanı Uzm. Dr. Babür Süer
Dermatoloji &  Estetik Dermatoloji Uzmanından en tarafsız kaynak.

Milia

Yenidoğanların yaklaşık yarısında görülür. Sıklıkla yüz ve kafa derisi üzerinde meydana gelen ve genellikle ayrık küçük 1-2mm beyaz kabarıklıklardır. Sıklıkla burun, çene, alın ve yanakları tutar ancak her yerde oluşabilir, doğumda mevcut olabilir veya sonradan ortaya çıkabilir. Genellikle tedaviye gerek kalmadan birkaç hafta içinde düzelir, nadiren 2 ve 3.aylara da sarktığı görülebilir Milia, kapalı kalmış keratinize stratum corneum içeren inklüzyon kistleridir. Nadiren epidermolizis bülloza ve oro-fasiyal-dijital sendromu (tip 1) gibi diğer bozukluklar ile ilişkili olabilir. Benzer lezyonlar bazı bebeklerde ağız içinde de görülebilir. Sert damakta olduğunda, Epstein incileri olarak adlandırılır; diş etinde gelişirse, alveoler kist veya Bohn nodülleri ismini alır.

Miliaria

Miliaria ekrin ter bezi kanalının tıkanması ve yırtılması sonucu ortaya çıkan bir grup döküntüdür. Genellikle, sıcağa bağlı yüz, saçlı deri ve gövde üzerinde görülmektedir. Yenidoğanlarda, iki biçimi vardır: Ter bezi kanalı yüzeye yakın tıkanırsa saydam 1-2mm lik veziküller (Miliaria kristallina), kanal daha derinde tıkanırsa kırmızı kabarıklıklar ve veziküller (Miliaria rubra) oluşur. Bebeğin aşırı sarmamak ve sıcak stresini ortadan kaldırmak gereklidir. Veziküllerde bakteri mantar ve virus bulunmaması ile miliaria tanısı konulabilir. Bebeğin sıcak ortamdan uzaklaştırılması ılık banyolar tedavi için yeterlidir.

Deskuamasyon (deride

pullanma)

Normal bir durumdur. Doğumdan 2-3 gün sonra başlar ve birkaç hafta sürer. Ancak çok şiddetli deskuamasyon varsa, postmatürite (gecikmiş doğum), intrauterin anoksi (oksijen yetmezliği) veya iktiyozis (genetik cilt kuruluğu), gibi hastalıklar akla gelmelidir.

Geçici Papülopüstüler

Döküntüler

Toksik eritem ve geçici püstüler melanozis, bakteriyel, mantar ve viral püstüllerle karışabilir. Kolayca yırtılabilen yüzeysel irin içeriği olmayan püstüller ile karakterizedir. Püstülden yapılan incelemede bakteri, mantar veya virus bulunmaması ve eozinofil hücrelerinin bulunması, enfeksiyonlardan ayırt edilmesini sağlar. %40-70 sıklıkta görüldüğü bildirilmektedir. Yaşamın 2-3 gününde, çoğunlukla term bebeklerde (2500 gr dan büyük) yaşamın ilk ayında en sık görülen püstüler döküntülerdir. Doğum sonrası cilt temizlenmesine bağlı bir tepki olarak değerlendirilmektedir. Sinek ısırığına benzer kızarık bir alan ortasında 1-2mm beyaz-sarımsı kabarıklık veya püstül şeklindedir. Sırtta ve gövdede sıktır, kol, bacak ve yüzü de tutabilir. Birkaç gün içinde düzelir. İnkontinensiya pigmenti, histiositozis ve Omenn sendromu ve immün yetmezlikler gibi hastalıklardan ayırt edilmesi gerekir. İnkontinensiya pigmentide lezyonlar çizgi şeklinde veya girdap şeklindedir, biyopsi gerekir. Geçici püstüler melanozis daha çok siyah ırkta görülür ve geçtikten sonra koyu renkli lekeler bırakır. Eritema toksikum neonatarum gibi püstül çevresi kızarık değildir. Görülme sıklığı %1 dir.

Renk Değişiklikleri

Yeni doğan bebeğin cildi morumsu kırmızı renktedir. Kol ve bacaklarda daha belirgindir. Bebeğin ağlaması ve ısı kaybına bağlı üşümesiyle dudaklar, el ve ayaklarda akrosiyanoz (uç bölgelerde morarma) olabilir ancak ağlama bittiğinde ve bebek ısıtıldığında rengi normale döner pembeleşir. Bebeklerde normal olarak değerlendirilen bu akrosiyanoz, gerçek siyanozun aksine hızlı bir şekilde düzelir. Yenidoğanda cilt rengindeki geçici kırmızılık normaldir. Bebeğin yatış pozisyonuna göre vücudun altta kalan kısım daha kırmızı, üst kısmı daha açık renk görünür. Palyaço giysisi anlamına gelen bu "Harlequin" renk değişikliği prematür bebeklerde daha sık görülür. Düşük sıcaklıklarda bebek cildi mermer gibi dalgalı görülebilir, buna "Kutis marmorata" denir. Bebek ısıtıldığında kaybolur. “Kutis Marmorata Telenjiektatika” ise farklı bir durumdur ve bebek ısıtıldığında tablo düzelmez. Genital bölge cildinde renk koyulaşması asya kökenli bebeklerde daha sık görülür. Genital bölge ile birlikte meme başı çevresinde de koyulaşma varsa doğumsal böbrek üstübezi problemi olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bronz bebek sendromunda, sarılık için ışık tedavisi gören bebeklerde ışık tedavisinden 1-7 gün sonra ciltte, kan ve idrarda gri-kahverengi renk değişikliği görülür. Işık tedavisi bittikten sonra birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelir. Karbon bebek sendromu nadir bir renk değişikliği durumudur giderek artan bir koyulaşma vardır ve tüm vücudu kaplar.

Emme Bülleri

Anne karnında parmak emme sonucu parmakların ve bileğin dış kısmı ve dudaklarda su toplaması ve erozyon olur, hızla iz bırakmadan iyileşirler. 240 canlı doğumda bir görülür. Keskin sınırlı morluklar gibi görünebilir veya veziküler (minik su toplamaları) olabilir. İki taraflı veya tek taraflı olabilir. Nadiren, önkolda gövdeye daha yakın olabilir. Bebeğin sağlıklı görünümü ve diğer bölgelerde lezyon olmaması nedeni ile benzer lezyonlar ile seyreden patolojik bozukluklar ayırt edilebilir.

Yenidoğan Aknesi

Yenidoğanlarda %20 sıklıkta görülür. Anneden geçen hormonların etkisi, akne benzeri papül ve püstüllere neden olabilir.Yenidoğan akne doğumda mevcut olabilir veya yaşamın ilk 4 haftası içinde gelişebilir. Yenidoğan döneminin püstüler bozukluğunun bir formu olduğu ve gerçek bir akne olmadığı şeklinde tartışmalar vardır. Mantarlarının neden olduğu"Sefalik Püstüloz" ayırıcı tanısı yapılmalıdır. Öncelikle yanakları üzerinde püstül oluşur, ama aynı zamanda yüz ve saçlı derinin diğer bölgelerini de içine alır. İnfantil aknenin ( 2 ay sonra gelişen) ve ergenlik aknesinin aksine, yenidoğan formunda komedom görülmez. Yenidoğan aknesini ter bezi hastalığı olan "miliaria rubra"dan ayırt etmek zor olabilir. Yenidoğan aknesi kendiliğinden sıklıkla 4 ay içinde ve iz bırakmadan düzelir. Spontan gerileme olmazsa androjen yüksekliği araştırılmalıdır. Adapalen veya salisilik asitli kremlerle hafif soyucu tedaviler akne neonatorum tedavisi için kullanılabilir

Sefalohematom ve Kaput

Süksadeneum

Uzun süren doğumlarda, travmaya bağlıdır. Anormal pozisyon ve doğum sırasında kullanılan cihazların travması sonucu oluşan kemik dokusualtında kan toplanmasına bağlıdır. İlk saatlerinde deri altında sınırlı şişlikler şeklinde görülürler. Sefalohematomlar orta hattı geçmezler tek kafatası kemiği ile sınırlıdır. Bazen kafatası kemik kırıkları üzerinde görülebilir. Kaput süksadeneum ise doğumdaki sıkışmaya bağlı gelişen venöz konjesyon ve lokalize ödemdir. Genellikle kendiliğinden gerilerler.

Pişik (Çocuk Bezi Dermatiti)

Bir bebeğin hassas cildinin, idrar ve dışkıya maruz kalması bebek bezinin sürtünmesi, dar olması ya da çok uzun süre bağlı bırakılması ile birleştiğinde zaman pişik (irritan diaper dermatit) oluşur. İshalli bir hastalık geçirmek durumunu daha da kötüleştirebilir. Katı gıda alımının başlaması sonucu dışkıdaki değişiklikler, bir tür irritan kontakt dermatite yol açabilir. Atopik bebeklerde alerjik deri belirtileri genellikle 3. aydan sonra görülür. Pişiğin kesin etiyolojisi çok açık değilse de, bez ortamındaki idrar, gaita ve nemin tahrişine bağlı olduğu düşünülür. Birçok bebekte Candida albicans denen mantar enfeksiyonu tabloya eklenebilir. Genellikle Candida enfeksiyonunda pişik bölgesinde kızarıklık vardır çevresindeki diğer lezyonlar ile birleşebilir. Tedavide öncelikle,mantara karşı etkili harici bir ilaç kullanımını gerekir. Ağızdan nistatin, topikal tedaviye eklenebilir. Ancak bunun tedaviye hızlandırıcı bir etkisi genellikle olmaz. Bazen, ağır vakalarda, hafif harici bir steroid ilaç gerekebilir. Ayırıcı tanıda dikkat edilmesi gereken hastalıklar; sedef, kontak veya irritan dermatit, ve çinko eksikliği bulunmaktadır.

Seboreik dermatit

Bebeklerde seboreik dermatit yağ bezleri açısından zengin deri bölgelerinde (örneğin, yüz, saçlı deri, üst gövde) yaygın bir bulaşıcı olmayan bir durumdur. Seboreik dermatit cilt hücrelerinin aşırı üretimi (dökülmeye yol açar) ve bazen inflamasyon (kızarıklık ve kaşıntı ) ile belirti verir. Kafa derisinin üzerinde hafif kepekten , pullu, kızarıklıklara kadar değişik şiddetlerde olabilir. Yağlı cilt bölgelerinde yaşayan normal deri mantarı “Pityrosporum ovale”nin bu hastalıkta bir rol oynadığı düşünülmektedir. Seboreik dermatit özellikle saçlı deri ve kıvrım bölgelerini etkiler. Yaşamın ilk 4 haftası en sık olduğu dönemdir, 6 aydan sonra azalır ancak 1 yaşına kadar çocuklarda görülebilir. Kafa derisinin tutulumu sık "konak" olarak adlandırılan, kafa derisi üzerinde yağlı, sarı pullanmalar ortaya çıkar. Diğer sık etkilenen alanlar alın , kaş , burun kenarları, ve kulakların dış kısımlarıdır. Bez bölgesi gibi cilt katlantıları tutulduğunda ayrıca Candida enfeksiyonu ve maserasyona da neden olabilir. Tedavide hafif bir ağaç katranı şampuanı, yulaf banyosu verilir Sabun kullanımı önerilmez. Bazen hafif bir harici steroid gerekebilir. Atopik dermatitten ayrıcı tanısı gereklidir. (Atopik dermatitde kaşıntı daha sıktır ve genellikle ilk 3 aydan sonra görülür)

Renk Değişiklikleri

Yeni doğan bebeğin cildi morumsu kırmızı renktedir. Kol ve bacaklarda daha belirgindir. Bebeğin ağlaması ve ısı kaybına bağlı üşümesiyle dudaklar, el ve ayaklarda akrosiyanoz (uç bölgelerde morarma) olabilir ancak ağlama bittiğinde ve bebek ısıtıldığında rengi normale döner pembeleşir. Bebeklerde normal olarak değerlendirilen bu akrosiyanoz, gerçek siyanozun aksine hızlı bir şekilde düzelir. Yenidoğanda cilt rengindeki geçici kırmızılık normaldir. Bebeğin yatış pozisyonuna göre vücudun altta kalan kısım daha kırmızı, üst kısmı daha açık renk görünür. Palyaço giysisi anlamına gelen bu "Harlequin" renk değişikliği prematür bebeklerde daha sık görülür. Düşük sıcaklıklarda bebek cildi mermer gibi dalgalı görülebilir, buna "Kutis marmorata" denir. Bebek ısıtıldığında kaybolur. “Kutis Marmorata Telenjiektatika” ise farklı bir durumdur ve bebek ısıtıldığında tablo düzelmez. Genital bölge cildinde renk koyulaşması asya kökenli bebeklerde daha sık görülür. Genital bölge ile birlikte meme başı çevresinde de koyulaşma varsa doğumsal böbrek üstü bezi problemi olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bronz bebek sendromunda, sarılık için ışık tedavisi gören bebeklerde ışık tedavisinden 1-7 gün sonra ciltte, kan ve idrarda gri- kahverengi renk değişikliği görülür. Işık tedavisi bittikten sonra birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelir. Karbon bebek sendromu nadir bir renk değişikliği durumudur giderek artan bir koyulaşma vardır ve tüm vücudu kaplar.

Doğum lekeleri

Doğum sonrası ciltte bir renk değişikliğinin olduğu alanlar doğum lekeleri olarak adlandırılır. Ancak, bazıları, doğumdan birkaç hafta sonra gelişebilir. bebeği eve götürdükten kısa bir süre sonra çocuğunuzun doğum lekesi gelişebilir. Lekelerin çoğunluğu bir alarm nedeni olmasa da, yine de altta yatan bir durumun işareti olmadığından emin olmak için doktorunuza danışmalısınız. Daha yaygın bazı lekelerin her birini diğerinden ayırmak için deneyim gereklidir.

Moğol lekesi veya Slate

Gray Nevus

Mavi-gri lekeler, genellikle "Moğol lekesi" olarak isimlendirilir. Genellikle doğumda bebeklerin sırtın alt kısmı veya kalçada bulunan büyük düz lezyonlardır. Bunlar bazen bebeklerin bacak veya omuz üzerinde de bulunabilir, ancak bu daha nadirdir. Moğol lekesi, cildin daha derin bir katmanında bulunan pigment (boya maddesi) üreten melanosit denen hücrelerin birikiminden kaynaklanır ve doğum lekesinin en yaygın türüdür. Bu sık görülen iyi huylu deri pigmentasyonu Polinezya, Asya ve Akdeniz bebeklerde çok yaygındır ancak Avrupalılarda çok daha az sıklıkta görülmektedir. Kalça bölgesinde en sık olmasına rağmen, benzer lezyonlar gövde, kol ve bacakların üzerinde ve birden fazla bölgede olabilir. Bu tür lezyonlar çocuk istismarına bağlı morluklar ile karışabilir. Lekeler yavaş yavaş yaşamın ilk birkaç yıl boyunca solmaya başlar.

Salmon Patch

Somon patch bebeklerde görülen doğum lekelerinin çok yaygın bir grubuna verilen addır. Doğum lekelerine kılcal damarlar denilen küçük kan damarlarındaki genişlemeler (dilatasyon) neden olur. Bir somon patch yüzde oluştuğunda, genellikle buna “melek öpücüğü” denir. Eğer boynun arkasında meydana gelirse, “leylek ısırığı” olarak bilinir. 10 bebekten en az 7 tanesi bir veya daha fazla somon patch ile doğmaktadır. Melek öpücükleri 1-2 yaş civarında kaybolur (ancak bazı ebeveynler çocuk ağladığında melek öpücüğü geçici olarak koyulaştığı ve tekrar görünür hale geldiğini bildirmişlerdir.) Leylek ısırıkları ise hiç kaybolma eğiliminde değildir. Ancak genellikle başın arkasındaki saç ile kapanır. Somon patch, şarap lekeleri (port-wine) olarak bilinen lekelerden çok farklıdır, somon yamaları daha fazla büyümez veya koyulaşmaz. Beyin veya gelişimini içeren herhangi sendrom ile ilişkili de değildir. Somon patch lerin kanserle ilişkisi yoktur. Ancak somon patch ve şarap lekeleri arasındaki farkı anlatmak bazen zor olabilir. Geçmişte, port şarabı lekeleri ve somon yamalarının aynı tür doğum lekesinin farklı varyasyonları olarak kabul edilmişti, ama artık port- wine lekelerinin kılcar damar bozukluklarına bağlı ve kalıcı iken somon patchler genellikle kılcal geçici genişlemeler sonucu oluştuğu ve geçici olduğu saptanmıştır.

Cafe Au Lait Lekeleri (Sütlü

kahve lekeleri)

Café au lait Lekeleri cildin geri kalanından daha koyu renkli (hiperpigmente) keskin sınırlı, düz yüzeylidir. Rengi açık veya koyu olabilir ancak, bu isim karakteristik olarak homojen yapıda ve "sütlü kahve" renginde olduğunu belirtir. Doğumda mevcut olabilir, ancak Café Au Lait Lekeleri genellikle ilk olarak erken çocukluk döneminde görülür. Tek veya birden çok olabilir ve kişi yaşlandıkça boyutu artar. Sütlü kahve lekeleri, nörofibromatozis gibi daha geniş çaplı bir hastalığın belirtisi olabilir. Nörofibromatozisde aynı zamanda koltuk altı ve kasık bölgesinde çillenme ve Nörofibroma denen sinirlere baskı yapabilen tümörler olabilir. Tek Sütlü kahve lekesi toplumun % 10-20 sinde mevcuttur. Lezyonlar koyu tenli kişilerde daha sık görülür ve bu kişiler beyaz tenlilerle karşılaştırıldığında, koyu bir "espresso" pigmentasyonu vardır.

Hemanjiyomlar

Hemanjiyomlar endotel hücreleri olarak bilinen damar duvarları hücrelerinin aşırı hızlı büyümesinin sonucu gelişen zararsız oluşumlardır. Doğumdan kısa bir süre sonra ortaya çıkar ve yaşamın ilk yılı boyunca hızla büyür. Genellikle birkaç yıl içinde kendiliğinden kaybolur. Hemanjiyomlar bulundukları yere bağlı olarak, çok farklı renklerde olabilir. Yüzeysel hemanjiyomlar (aynı zamanda kırmızı rengi nedeniyle çilek hemanjiyomlar olarak da bilinir) cildin üst tabakasında bulunmaktadır. Cildin daha derin tabakasında olduğunda derin (kavernöz) hemanjiomlar denir. Bunlar mavi veya renksiz olabilir. Hemanjiomların çoğu, derinin daha altına inmez. Çok sayıda hemanjiomu olan çocuklarda karaciğer, akciğer veya diğer iç organları da tutulmuş olabilir. Bunlar daha ciddidir ve genellikle çocuk doktoru tarafından, daha yakından takip edilmektedir.

Konjenital Melanositik

Nevüs (Doğumsal Ben)

Doğumda ya da kısa bir süre sonra görülen bir bendir. Konjenital melanositik nevüs, deride ve bazen derin dokularda renk (pigment) hücrelerden oluşan bir kümenin neden olduğu doğum lekesinin ortak bir türüdür. Tüm Konjenital melanositik nevüsü olan çocukların % 2-5 inde melanom denen bir cilt kanserine (malign) , dönüşme riski vardır. Bu risk, dev (20cm den daha büyük) konjenital melanositik nevüsü olan çocuklarda daha yüksektir. Baş veya omurga üzerinde büyük benler nadiren sinir sistemi sorunları ilişkili olabilir.

Port-Wine Stains

Port-wine yani şarap lekesi kılcal damar adı verilen küçük kan damarlarının bir bozukluğuna bağlı oluşan bir doğum lekesi türüdür. Açık pembe ile koyu kırmızı rengi arası değişmektedir. Port-wine lekeleri , somon yamaları gibi düz, pembe veya kırmızı lekeler olarak başlar; ancak bu lekeler salmon patch gibi yaşamın ilk yılında solmaz bebek ile birlikte büyür ve koyulaşırlar. Cerrahi olarak veya lazerlerle başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Port-wine lekeleri bazen beyin ve gelişimini içeren diğer sendromlar ile ilişkili olabilir. Klippel- Trenaunay sendromunda toplardamar bozuklukları, port-wine lekeleri ve yumuşak dokuların aşırı büyümesi görülür. Ayrıca Klippel-Trenaunay sendromu olan kişilerde daha uzun bir kol veya bir bacak bulunabilir. Sendrom en sık bebeklik veya erken çocukluk döneminde teşhis edilir.

Yenidoğan Cilt

Hastalıkları

Doğum sonrası yaşamın ilk dört haftası "yenidoğan dönemi" olarak adlandırılır. Bu dönemde deri problemleri sık görülür. Çoğunluğu benign ve geçici durumlardır. Ancak nadiren ciddi enfeksiyonlar, genetik hastalık ve tümörler de görülebilir.
© WWW.CILTUZMANI.COM Copyright © 2007 [ciltuzmani.com]. All rights reserved
Cilt Uzmanı Uzm.Dr. Babür Süer
Uzmanından en tarafsız kaynak.

Milia

Yenidoğanların yaklaşık yarısında görülür. Sıklıkla yüz ve kafa derisi üzerinde meydana gelen ve genellikle ayrık küçük 1-2mm beyaz kabarıklıklardır. Sıklıkla burun, çene, alın ve yanakları tutar ancak her yerde oluşabilir, doğumda mevcut olabilir veya sonradan ortaya çıkabilir. Genellikle tedaviye gerek kalmadan birkaç hafta içinde düzelir, nadiren 2 ve 3.aylara da sarktığı görülebilir Milia, kapalı kalmış keratinize stratum corneum içeren inklüzyon kistleridir. Nadiren epidermolizis bülloza ve oro-fasiyal-dijital sendromu (tip 1) gibi diğer bozukluklar ile ilişkili olabilir. Benzer lezyonlar bazı bebeklerde ağız içinde de görülebilir. Sert damakta olduğunda, Epstein incileri olarak adlandırılır; diş etinde gelişirse, alveoler kist veya Bohn nodülleri ismini alır.

Miliaria

Miliaria ekrin ter bezi kanalının tıkanması ve yırtılması sonucu ortaya çıkan bir grup döküntüdür. Genellikle, sıcağa bağlı yüz, saçlı deri ve gövde üzerinde görülmektedir. Yenidoğanlarda, iki biçimi vardır: Ter bezi kanalı yüzeye yakın tıkanırsa saydam 1-2mm lik veziküller (Miliaria kristallina), kanal daha derinde tıkanırsa kırmızı kabarıklıklar ve veziküller (Miliaria rubra) oluşur. Bebeğin aşırı sarmamak ve sıcak stresini ortadan kaldırmak gereklidir. Veziküllerde bakteri mantar ve virus bulunmaması ile miliaria tanısı konulabilir. Bebeğin sıcak ortamdan uzaklaştırılması ılık banyolar tedavi için yeterlidir.

Deskuamasyon (deride pullanma)

Normal bir durumdur. Doğumdan 2-3 gün sonra başlar ve birkaç hafta sürer. Ancak çok şiddetli deskuamasyon varsa, postmatürite (gecikmiş doğum), intrauterin anoksi (oksijen yetmezliği) veya iktiyozis (genetik cilt kuruluğu), gibi hastalıklar akla gelmelidir.

Geçici Papülopüstüler Döküntüler

Toksik eritem ve geçici püstüler melanozis, bakteriyel, mantar ve viral püstüllerle karışabilir. Kolayca yırtılabilen yüzeysel irin içeriği olmayan püstüller ile karakterizedir. Püstülden yapılan incelemede bakteri, mantar veya virus bulunmaması ve eozinofil hücrelerinin bulunması, enfeksiyonlardan ayırt edilmesini sağlar. %40-70 sıklıkta görüldüğü bildirilmektedir. Yaşamın 2-3 gününde, çoğunlukla term bebeklerde (2500 gr dan büyük) yaşamın ilk ayında en sık görülen püstüler döküntülerdir. Doğum sonrası cilt temizlenmesine bağlı bir tepki olarak değerlendirilmektedir. Sinek ısırığına benzer kızarık bir alan ortasında 1-2mm beyaz-sarımsı kabarıklık veya püstül şeklindedir. Sırtta ve gövdede sıktır, kol, bacak ve yüzü de tutabilir. Birkaç gün içinde düzelir. İnkontinensiya pigmenti, histiositozis ve Omenn sendromu ve immün yetmezlikler gibi hastalıklardan ayırt edilmesi gerekir. İnkontinensiya pigmentide lezyonlar çizgi şeklinde veya girdap şeklindedir, biyopsi gerekir. Geçici püstüler melanozis daha çok siyah ırkta görülür ve geçtikten sonra koyu renkli lekeler bırakır. Eritema toksikum neonatarum gibi püstül çevresi kızarık değildir. Görülme sıklığı %1 dir.

Renk Değişiklikleri

Yeni doğan bebeğin cildi morumsu kırmızı renktedir. Kol ve bacaklarda daha belirgindir. Bebeğin ağlaması ve ısı kaybına bağlı üşümesiyle dudaklar, el ve ayaklarda akrosiyanoz (uç bölgelerde morarma) olabilir ancak ağlama bittiğinde ve bebek ısıtıldığında rengi normale döner pembeleşir. Bebeklerde normal olarak değerlendirilen bu akrosiyanoz, gerçek siyanozun aksine hızlı bir şekilde düzelir. Yenidoğanda cilt rengindeki geçici kırmızılık normaldir. Bebeğin yatış pozisyonuna göre vücudun altta kalan kısım daha kırmızı, üst kısmı daha açık renk görünür. Palyaço giysisi anlamına gelen bu "Harlequin" renk değişikliği prematür bebeklerde daha sık görülür. Düşük sıcaklıklarda bebek cildi mermer gibi dalgalı görülebilir, buna "Kutis marmorata" denir. Bebek ısıtıldığında kaybolur. “Kutis Marmorata Telenjiektatika” ise farklı bir durumdur ve bebek ısıtıldığında tablo düzelmez. Genital bölge cildinde renk koyulaşması asya kökenli bebeklerde daha sık görülür. Genital bölge ile birlikte meme başı çevresinde de koyulaşma varsa doğumsal böbrek üstübezi problemi olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bronz bebek sendromunda, sarılık için ışık tedavisi gören bebeklerde ışık tedavisinden 1-7 gün sonra ciltte, kan ve idrarda gri- kahverengi renk değişikliği görülür. Işık tedavisi bittikten sonra birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelir. Karbon bebek sendromu nadir bir renk değişikliği durumudur giderek artan bir koyulaşma vardır ve tüm vücudu kaplar.

Emme Bülleri

Anne karnında parmak emme sonucu parmakların ve bileğin dış kısmı ve dudaklarda su toplaması ve erozyon olur, hızla iz bırakmadan iyileşirler. 240 canlı doğumda bir görülür. Keskin sınırlı morluklar gibi görünebilir veya veziküler (minik su toplamaları) olabilir. İki taraflı veya tek taraflı olabilir. Nadiren, önkolda gövdeye daha yakın olabilir. Bebeğin sağlıklı görünümü ve diğer bölgelerde lezyon olmaması nedeni ile benzer lezyonlar ile seyreden patolojik bozukluklar ayırt edilebilir.

Yenidoğan Aknesi

Yenidoğanlarda %20 sıklıkta görülür. Anneden geçen hormonların etkisi, akne benzeri papül ve püstüllere neden olabilir.Yenidoğan akne doğumda mevcut olabilir veya yaşamın ilk 4 haftası içinde gelişebilir. Yenidoğan döneminin püstüler bozukluğunun bir formu olduğu ve gerçek bir akne olmadığı şeklinde tartışmalar vardır. Mantarlarının neden olduğu"Sefalik Püstüloz" ayırıcı tanısı yapılmalıdır. Öncelikle yanakları üzerinde püstül oluşur, ama aynı zamanda yüz ve saçlı derinin diğer bölgelerini de içine alır. İnfantil aknenin ( 2 ay sonra gelişen) ve ergenlik aknesinin aksine, yenidoğan formunda komedom görülmez. Yenidoğan aknesini ter bezi hastalığı olan "miliaria rubra"dan ayırt etmek zor olabilir. Yenidoğan aknesi kendiliğinden sıklıkla 4 ay içinde ve iz bırakmadan düzelir. Spontan gerileme olmazsa androjen yüksekliği araştırılmalıdır. Adapalen veya salisilik asitli kremlerle hafif soyucu tedaviler akne neonatorum tedavisi için kullanılabilir

Sefalohematom ve Kaput Süksadeneum

Uzun süren doğumlarda, travmaya bağlıdır. Anormal pozisyon ve doğum sırasında kullanılan cihazların travması sonucu oluşan kemik dokusualtında kan toplanmasına bağlıdır. İlk saatlerinde deri altında sınırlı şişlikler şeklinde görülürler. Sefalohematomlar orta hattı geçmezler tek kafatası kemiği ile sınırlıdır. Bazen kafatası kemik kırıkları üzerinde görülebilir. Kaput süksadeneum ise doğumdaki sıkışmaya bağlı gelişen venöz konjesyon ve lokalize ödemdir. Genellikle kendiliğinden gerilerler.

Renk Değişiklikleri

Yeni doğan bebeğin cildi morumsu kırmızı renktedir. Kol ve bacaklarda daha belirgindir. Bebeğin ağlaması ve ısı kaybına bağlı üşümesiyle dudaklar, el ve ayaklarda akrosiyanoz (uç bölgelerde morarma) olabilir ancak ağlama bittiğinde ve bebek ısıtıldığında rengi normale döner pembeleşir. Bebeklerde normal olarak değerlendirilen bu akrosiyanoz, gerçek siyanozun aksine hızlı bir şekilde düzelir. Yenidoğanda cilt rengindeki geçici kırmızılık normaldir. Bebeğin yatış pozisyonuna göre vücudun altta kalan kısım daha kırmızı, üst kısmı daha açık renk görünür. Palyaço giysisi anlamına gelen bu "Harlequin" renk değişikliği prematür bebeklerde daha sık görülür. Düşük sıcaklıklarda bebek cildi mermer gibi dalgalı görülebilir, buna "Kutis marmorata" denir. Bebek ısıtıldığında kaybolur. “Kutis Marmorata Telenjiektatika” ise farklı bir durumdur ve bebek ısıtıldığında tablo düzelmez. Genital bölge cildinde renk koyulaşması asya kökenli bebeklerde daha sık görülür. Genital bölge ile birlikte meme başı çevresinde de koyulaşma varsa doğumsal böbrek üstü bezi problemi olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bronz bebek sendromunda, sarılık için ışık tedavisi gören bebeklerde ışık tedavisinden 1-7 gün sonra ciltte, kan ve idrarda gri-kahverengi renk değişikliği görülür. Işık tedavisi bittikten sonra birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelir. Karbon bebek sendromu nadir bir renk değişikliği durumudur giderek artan bir koyulaşma vardır ve tüm vücudu kaplar.

Doğum lekeleri

Doğum sonrası ciltte bir renk değişikliğinin olduğu alanlar doğum lekeleri olarak adlandırılır. Ancak, bazıları, doğumdan birkaç hafta sonra gelişebilir. bebeği eve götürdükten kısa bir süre sonra çocuğunuzun doğum lekesi gelişebilir. Lekelerin çoğunluğu bir alarm nedeni olmasa da, yine de altta yatan bir durumun işareti olmadığından emin olmak için doktorunuza danışmalısınız. Daha yaygın bazı lekelerin her birini diğerinden ayırmak için deneyim gereklidir.

Moğol lekesi veya Slate Gray Nevus

Mavi-gri lekeler, genellikle "Moğol lekesi" olarak isimlendirilir. Genellikle doğumda bebeklerin sırtın alt kısmı veya kalçada bulunan büyük düz lezyonlardır. Bunlar bazen bebeklerin bacak veya omuz üzerinde de bulunabilir, ancak bu daha nadirdir. Moğol lekesi, cildin daha derin bir katmanında bulunan pigment (boya maddesi) üreten melanosit denen hücrelerin birikiminden kaynaklanır ve doğum lekesinin en yaygın türüdür. Bu sık görülen iyi huylu deri pigmentasyonu Polinezya, Asya ve Akdeniz bebeklerde çok yaygındır ancak Avrupalılarda çok daha az sıklıkta görülmektedir. Kalça bölgesinde en sık olmasına rağmen, benzer lezyonlar gövde, kol ve bacakların üzerinde ve birden fazla bölgede olabilir. Bu tür lezyonlar çocuk istismarına bağlı morluklar ile karışabilir. Lekeler yavaş yavaş yaşamın ilk birkaç yıl boyunca solmaya başlar.

Cafe Au Lait Lekeleri (Sütlü kahve

lekeleri)

Café au lait Lekeleri cildin geri kalanından daha koyu renkli (hiperpigmente) keskin sınırlı, düz yüzeylidir. Rengi açık veya koyu olabilir ancak, bu isim karakteristik olarak homojen yapıda ve "sütlü kahve" renginde olduğunu belirtir. Doğumda mevcut olabilir, ancak Café Au Lait Lekeleri genellikle ilk olarak erken çocukluk döneminde görülür. Tek veya birden çok olabilir ve kişi yaşlandıkça boyutu artar. Sütlü kahve lekeleri, nörofibromatozis gibi daha geniş çaplı bir hastalığın belirtisi olabilir. Nörofibromatozisde aynı zamanda koltuk altı ve kasık bölgesinde çillenme ve Nörofibroma denen sinirlere baskı yapabilen tümörler olabilir. Tek Sütlü kahve lekesi toplumun % 10-20 sinde mevcuttur. Lezyonlar koyu tenli kişilerde daha sık görülür ve bu kişiler beyaz tenlilerle karşılaştırıldığında, koyu bir "espresso" pigmentasyonu vardır.

Konjenital Melanositik Nevüs

(Doğumsal Ben)

Doğumda ya da kısa bir süre sonra görülen bir bendir. Konjenital melanositik nevüs, deride ve bazen derin dokularda renk (pigment) hücrelerden oluşan bir kümenin neden olduğu doğum lekesinin ortak bir türüdür. Tüm Konjenital melanositik nevüsü olan çocukların % 2-5 inde melanom denen bir cilt kanserine (malign) , dönüşme riski vardır. Bu risk, dev (20cm den daha büyük) konjenital melanositik nevüsü olan çocuklarda daha yüksektir. Baş veya omurga üzerinde büyük benler nadiren sinir sistemi sorunları ilişkili olabilir.

Hemanjiyomlar

Hemanjiyomlar endotel hücreleri olarak bilinen damar duvarları hücrelerinin aşırı hızlı büyümesinin sonucu gelişen zararsız oluşumlardır. Doğumdan kısa bir süre sonra ortaya çıkar ve yaşamın ilk yılı boyunca hızla büyür. Genellikle birkaç yıl içinde kendiliğinden kaybolur. Hemanjiyomlar bulundukları yere bağlı olarak, çok farklı renklerde olabilir. Yüzeysel hemanjiyomlar (aynı zamanda kırmızı rengi nedeniyle çilek hemanjiyomlar olarak da bilinir) cildin üst tabakasında bulunmaktadır. Cildin daha derin tabakasında olduğunda derin (kavernöz) hemanjiomlar denir. Bunlar mavi veya renksiz olabilir. Hemanjiomların çoğu, derinin daha altına inmez. Çok sayıda hemanjiomu olan çocuklarda karaciğer, akciğer veya diğer iç organları da tutulmuş olabilir. Bunlar daha ciddidir ve genellikle çocuk doktoru tarafından, daha yakından takip edilmektedir.

Port-Wine Stains

Port-wine yani şarap lekesi kılcal damar adı verilen küçük kan damarlarının bir bozukluğuna bağlı oluşan bir doğum lekesi türüdür. Açık pembe ile koyu kırmızı rengi arası değişmektedir. Port-wine lekeleri , somon yamaları gibi düz, pembe veya kırmızı lekeler olarak başlar; ancak bu lekeler salmon patch gibi yaşamın ilk yılında solmaz bebek ile birlikte büyür ve koyulaşırlar. Cerrahi olarak veya lazerlerle başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Port-wine lekeleri bazen beyin ve gelişimini içeren diğer sendromlar ile ilişkili olabilir. Klippel- Trenaunay sendromunda toplardamar bozuklukları, port-wine lekeleri ve yumuşak dokuların aşırı büyümesi görülür. Ayrıca Klippel-Trenaunay sendromu olan kişilerde daha uzun bir kol veya bir bacak bulunabilir. Sendrom en sık bebeklik veya erken çocukluk döneminde teşhis edilir.

Salmon Patch

Somon patch bebeklerde görülen doğum lekelerinin çok yaygın bir grubuna verilen addır. Doğum lekelerine kılcal damarlar denilen küçük kan damarlarındaki genişlemeler (dilatasyon) neden olur. Bir somon patch yüzde oluştuğunda, genellikle buna “melek öpücüğü” denir. Eğer boynun arkasında meydana gelirse, “leylek ısırığı” olarak bilinir. 10 bebekten en az 7 tanesi bir veya daha fazla somon patch ile doğmaktadır. Melek öpücükleri 1-2 yaş civarında kaybolur (ancak bazı ebeveynler çocuk ağladığında melek öpücüğü geçici olarak koyulaştığı ve tekrar görünür hale geldiğini bildirmişlerdir.) Leylek ısırıkları ise hiç kaybolma eğiliminde değildir. Ancak genellikle başın arkasındaki saç ile kapanır. Somon patch, şarap lekeleri (port-wine) olarak bilinen lekelerden çok farklıdır, somon yamaları daha fazla büyümez veya koyulaşmaz. Beyin veya gelişimini içeren herhangi sendrom ile ilişkili de değildir. Somon patch lerin kanserle ilişkisi yoktur. Ancak somon patch ve şarap lekeleri arasındaki farkı anlatmak bazen zor olabilir. Geçmişte, port şarabı lekeleri ve somon yamalarının aynı tür doğum lekesinin farklı varyasyonları olarak kabul edilmişti, ama artık port-wine lekelerinin kılcar damar bozukluklarına bağlı ve kalıcı iken somon patchler genellikle kılcal geçici genişlemeler sonucu oluştuğu ve geçici olduğu saptanmıştır.

Pişik (Çocuk Bezi Dermatiti)

Bir bebeğin hassas cildinin, idrar ve dışkıya maruz kalması bebek bezinin sürtünmesi, dar olması ya da çok uzun süre bağlı bırakılması ile birleştiğinde zaman pişik (irritan diaper dermatit) oluşur. İshalli bir hastalık geçirmek durumunu daha da kötüleştirebilir. Katı gıda alımının başlaması sonucu dışkıdaki değişiklikler, bir tür irritan kontakt dermatite yol açabilir. Atopik bebeklerde alerjik deri belirtileri genellikle 3. aydan sonra görülür. Pişiğin kesin etiyolojisi çok açık değilse de, bez ortamındaki idrar, gaita ve nemin tahrişine bağlı olduğu düşünülür. Birçok bebekte Candida albicans denen mantar enfeksiyonu tabloya eklenebilir. Genellikle Candida enfeksiyonunda pişik bölgesinde kızarıklık vardır çevresindeki diğer lezyonlar ile birleşebilir. Tedavide öncelikle,mantara karşı etkili harici bir ilaç kullanımını gerekir. Ağızdan nistatin, topikal tedaviye eklenebilir. Ancak bunun tedaviye hızlandırıcı bir etkisi genellikle olmaz. Bazen, ağır vakalarda, hafif harici bir steroid ilaç gerekebilir. Ayırıcı tanıda dikkat edilmesi gereken hastalıklar; sedef, kontak veya irritan dermatit, ve çinko eksikliği bulunmaktadır.

Seboreik dermatit

Bebeklerde seboreik dermatit yağ bezleri açısından zengin deri bölgelerinde (örneğin, yüz, saçlı deri, üst gövde) yaygın bir bulaşıcı olmayan bir durumdur. Seboreik dermatit cilt hücrelerinin aşırı üretimi (dökülmeye yol açar) ve bazen inflamasyon (kızarıklık ve kaşıntı ) ile belirti verir. Kafa derisinin üzerinde hafif kepekten , pullu, kızarıklıklara kadar değişik şiddetlerde olabilir. Yağlı cilt bölgelerinde yaşayan normal deri mantarı “Pityrosporum ovale”nin bu hastalıkta bir rol oynadığı düşünülmektedir. Seboreik dermatit özellikle saçlı deri ve kıvrım bölgelerini etkiler. Yaşamın ilk 4 haftası en sık olduğu dönemdir, 6 aydan sonra azalır ancak 1 yaşına kadar çocuklarda görülebilir. Kafa derisinin tutulumu sık "konak" olarak adlandırılan, kafa derisi üzerinde yağlı, sarı pullanmalar ortaya çıkar. Diğer sık etkilenen alanlar alın , kaş , burun kenarları, ve kulakların dış kısımlarıdır. Bez bölgesi gibi cilt katlantıları tutulduğunda ayrıca Candida enfeksiyonu ve maserasyona da neden olabilir. Tedavide hafif bir ağaç katranı şampuanı, yulaf banyosu verilir Sabun kullanımı önerilmez. Bazen hafif bir harici steroid gerekebilir. Atopik dermatitten ayrıcı tanısı gereklidir. (Atopik dermatitde kaşıntı daha sıktır ve genellikle ilk 3 aydan sonra görülür)

Yenidoğan Cilt

Hastalıkları

Doğum sonrası yaşamın ilk dört haftası "yenidoğan dönemi" olarak adlandırılır. Bu dönemde deri problemleri sık görülür. Çoğunluğu benign ve geçici durumlardır. Ancak nadiren ciddi enfeksiyonlar, genetik hastalık ve tümörler de görülebilir.