© WWW.CILTUZMANI.COM    Copyright © 2007 [ciltuzmani.com]. All rights reserved
Made by Babur
Cilt Uzmanı Uzm. Dr. Babür Süer Dermatoloji & Estetik Dermatoloji Uzmanından en tarafsız kaynak.

Gebelikte Cilt

Hastalıkları

Gebelik süresince kan hormon seviyesi değişiklikleri  ve fizyolojik bazı değişikliler oluşur.   Bunlarla birlikte ya da bunların bir sonucu olarak  bazı deri değişikliklerine de rastlanmaktadır.  Melasma ve stria gravidarum gibi değişiklikler  normal karşılanır. Ancak vücut savunma sistemi ile  ilgili  olduğu düşünülen başka cilt problemleri de  ortaya çıkmaktadır. Hamilelik döneminde önceden var olan bazı cilt  hastalıklarında düzelme görülebileceği gibi bazen daha da kötüleşmesine  neden olabilir.

Gebelikteki Normal  Deri

Değişiklikleri

   Hemen her gebelikte hormon değişikliklerine  (MSH) bağlı ciltte koyulaşma görülür.  Meme başında, genital   koltuk altı ve kalçanın iç kısmındaki  bölgelerde  koyulaşma daha  belirgindir.  Gebelik maskesi olarak bilinen  “melazma” veya kloazma ise gebeliğin ikinci yarısında görülür. Güneş ışınları, yüzde görülen  bu lekelenmeyi daha da arttırır. Karnın ortasında oluşan kahverengi çizgi “ Linear  nigra” , doğum sonrası kloazma gibi  muhtemelen bir süre sonra kaybolacaktır. Gebelikte benlerin ve çillerin renklerinde koyulaşma görülebilir.  Kolların ve  meme altında et beni oluşabilir.  Gebelikte saç miktarında artış görülür. Ancak doğum sonrası birkaç ay sonra  telogen effluvium veya androjenetik alopesi tipinde saç dökülmesi artar.    Hirsutizm (diğer kıllarda artış) görülebilir. Tırnaklarda kırılma ve batma şikâyetleri ayak şişlikleri birlikte artar.   Tırnak altı kalınlaşması, onikolizis,  yatay çizgilenme  kolay kırılma görülür Stria distansea (gebelik çatlakları) gebeliliğin son aylarında görülür,  böbrek üstü bezi aktivitesindeki artışa bağlanmaktadır önce rengi pembe  kırmızı iken doğum sonrası beyazlaşır. En çok karın bölgesi göğüs ve uylukta  görülür. Gebelikte artmış ekrin ter bezi (normal ter bezi) fonksiyonuna karşın ,  apokrin ter bezi (koltuk altı, kasık) fonksiyonu azalmıştır. Gebelikte görülen damar değişiklikleri, yüksek östrojen  hormonuna bağlanabilir.  Örümcek şeklinde (spider  anjiom) ufak damar bozuklukları, ve avuç içi kızarıklığı,   %70 görülür ve doğum sonrası birkaç ay içerisinde yok  olur.  Hemanjiomlar,   pyojenik granuloma veya glomus tümörü ortaya  çıkabilir. Kan miktarının artması ve uterusun baskısı, dolaşımı yavaşlatır    genişlemiş toplardamarlara bağlı varis oluşur veya eski varislerde artış  görülebilir . Hemoroid gelişebilir. Gebelikte, kan yapımı artar yüzün daha kırmızı ve canlı görünmesine neden  olur. Cilt yağ oranında artışa bağlı yüz daha parlak hale gelir. Apokrin ter bezi  salgısında azalmaya karşın genel olarak terleme artar, yüzde kol ve  bacaklarda şişlik,   iz bırakmayan ödem, dişetlerinde büyüme ve kızarıklık   görülebilir.

Gebeliğin Deri Hastalıkları

Üzerine Etkileri

Hücresel savunma sistemi bozulmasına bağlı: Kandida, lepra, herpes simpleks,  kondiloma gibi hastalıklar, gebelikte daha sık görülmekte veya şiddetleri  artmaktadır. Yüksek östrojen seviyesine bağlı olarak  “akrodermatitis  enteropatika”, porfirya kutanea tarda gibi hastalıklar şiddetlenebilir.  Pemfigus tipleri de gebelikte şiddetlenebilir veya ilk kez ortaya çıkabilir.     Malign melanom gebelikte hızla kötüleşir, Akne vulgaris, atopik dermatit  gebelikte düzelme gösterirler. Psoriasis, SLE gibi hastalıklar, düzelme ya da  kötüleşme gösterebilirler.

Gebelikte Düzelme Görülebilen

Cilt Hastalıkları

1. Akne 2. Atopik dermatit 3. Fox-Fordyce hastalığı 4. Hidradenitis suppurativa 5. Psoriasis 6. Romatoid artrit 7. Sarkoidozis

Gebelikte Kötüleşebilen Cilt

Hastalıkları

1. Enfeksiyonlar: Candida vajinitis, kondiloma akuminata, herpes simpleks, lepra, pitrosporum follikulit, trikomonas, Varisella Zoster V 2. Savunma sistemi hastalıkları: Dermatomyozitis, polimyozitis, lupus eritematosus, pemfigus vulgaris, sistemik sklerozis 3. Metabolik hastalıklar: Akrodermatitis enteropatika, porfiria kutanea tarda 4. Bağ dokusu hastalıkları: Ehlers-Danlos sendromu, pseudoksantoma elastikum 5. Diğerleri: AIDS, kutaneous T-hücreli lenfoma, eritrokeratoderma variabilis, herediter hemorajik telanjektazi, nörofibromatozis  

Gebeliğin İntrahepatik

Kolestazı

Gebeliğin intrahepatik kolestazı (karaciğer içi safra tıkanıklığı)  7-9 aylarda görülür,  fakat ilk aylarda da başlayan olgulara görülmüştür. Hafif şiddette karaciğer içi  safra salgısı bozukluğu sonucu ortaya çıkar.  Sarılıkla birlikte veya tek başına  yaygın kaşıntı, ciltte bir lezyonunun olmaması, safra tıkanıklığını gösteren kan  bulguları ve şikâyetlerin doğum sonrası gerilemesi tipiktir. Sonraki gebeliklerde   %50 oranlarında tekrarlayabilir.   Kaşıntının ardından 4 hafta sonra sarılık ortaya  çıkar. Bulantı kusma olabilir. GIK de kaşıntı kan bilirubininde yükselme (gebeliğin  kolestatik sarılığı)  veya normal billuribin seviyesi ile görülebilir (prurigo  gravidarum) Bu tanı konurken hepatit  hastalığı veya  karaciğere toksik   ilaç   kullanımı  olup olmadığı araştırılır. Hafif vakalarda nemlendiriciler ve Kaşıntı için  ilaçlar kullanılabilir. Ciddi vakalarda kolestiramin ve  ursodeoksikolik  asit  gibi   iyon  değiştirici  reçineler  veya ultraviyole B (UVB) tedavisi önerilebilir. Hasta K  vitamini eksiklikleri kan protrombin zamanı yönünden takip edilir. Çocuğun hayati  riski bulunması nedeni ile gebeliğin kaşıntılı dermatozlarında hastanın rutin  olarak kolestaz yönünden değerlendirilmesi önerilmektedir.

Herpes gestasyones:

 Gebeliğin pemfigusu olarak bilinen, şiddetli kaşıntılı ve farklı lezyonlarla  karakterli bir hastalıktır. Hastalığın karın bölgesinde ani başlayan kızarık ve  kabarık bazen minik su toplamaları şeklinde olabilen ( ürtikeryal, papuloveziküler  ) lezyonları çok kaşıntılıdır. Lezyonlar diğer vücut bölgelerinde de görülebilir. Çok  değişik görünümde (polimorfik) lezyonlar olabilir. İleri dönemde minik veya daha  büyük su toplamaları şeklinde görülen lezyonlar (vezikül ve bül) artar. Kaşıntı  nedeni oluşan izler bu lezyonlara eşlik eder. Yüksek ateş ve halsizlik görülebilir.  İleri aylarda şiddeti azalabilen hastalık doğmadan hemen önce ve doğum sonrası  sıklıkla alevlenir. Doğum sonrası haftalar içersinde azalarak kaybolur. Bazen diğer  otoimmun hastalıklara eşlik edebilir. Mens dönemlerinde ya da doğum kontrol  ilaçlarına bağlı tekrarlama gösterebilir.   Düşük doğum ağırlığı ya da bebek  ölümleri görülebilir. Tedavide, ana ilaç, harici steroidler ya da büllöz dönemde  sistemik steroidlerdir. Antihistaminikler çoğu olguda yeterli olabilir.

Polimorf Gebelik Erüpsiyonu

  (Gebeliğin Kaşıntılı Ürtikeryal Papül ve Plakları)  Gebeliğin toksemik raşı,  Gebeliğin toksemik eritemi gibi isimleri de olan bu hastalık sıklıkla gebeliğin son  aylarında ortaya çıkan, çok kaşıntılı, bir hastalıktır. İlk gebelikte görülür, doğum  kontrol hapı kullanımı ile ya da sonraki gebelikte tekrarlamaz. Göbek bölgesinde  stria distensalar (çatlaklar) üzerinde ufak kızarık kabarıklıklarla başlar. Bu  kabarıklıklar birbirleriyle birleşerek, göbek çevresinde geniş, lezyonlar oluşturur,  kalça ve bacak bölgesine de yayılır. Annenin aşırı kilo alması ya da ikiz gebeliğe  bağlı karın bölgesindeki aşırı gerginliğe bağlı olduğu ileri sürülmekle birlikte konu  tartışmalıdır. Ortalama 6 hafta sürer. Doğum sonrası birkaç haftada kendiliğinden  iyileşir. Hastalık anne ve bebek için risk oluşturmaz ancak kaşıntı dayanılmaz  olabilir. Kaşıntı için mentol doksepin gibi kaşıntı gidericiler haricen verilebilir.  Tedavide, hafif vakalarda harici, şiddetli vakalarda sistemik steroidler ve  antihistaminikler kullanılır.

Impetigo herpetiformis:

Jeneralize püstüler psoriasisin gebelik formu olduğu düşünülmektedir. Gebeliğin  son döneminde vücut katlantı bölgelerinde kızarık plak tarzı lezyonlarla  simetrik  olarak başlar. Daha sonra diğer bölgelere de yayılır. Kaşıntının olmadığı bu  lezyonlar üzerinde daha sonra birbirleri ile birleşme   eğiliminde olan püstüller  ortaya çıkar. Ateş, titreme, halsizlik, bulantı, kusma, ishal ile genel durum bozuk  olabilir. Düşük tehlikesi artmıştır.  Kan kalsiyum ve fosfat düzeyi düşük olabilir.  Paratiroit hastalığı olan kadınlarda bu tablo görülebilir. Lezyonlar çoğunlukla  doğumla birlikte geriler ancak sonraki gebeliklerde tekrarlayabilir.

Pruritus gravidarum

   Çok şiddetli kaşıntıya neden  olan ve cilt lezyonlarının olmadığı bir hastalıktır.  Nedeni tam anlaşılamamış karışık bir tablodur. Safra akımında bozukluğa  (kolestaz) bağlı olabileceği düşünülür. Hastalık alerjik dermatitlerlerle de ilişkili  bulunmuştur.   Lezyonlar kol ve bacakların dış yüzlerinde  ve  nadiren  karın   bölgesinde kızarık kabarıklıklardan oluşur. Yer yer kabuklanmalar ve kaşıntı izleri  bulunabilir. Tüm gebelik süresince görülebilir, nadiren gebelik sonrası aylarca da  devam edebilir. Genellikle kaşıntı ve kolestaz doğumdan sonra düzelir. Sonraki  gebeliklerde tekrarlayabilir. Tedavide çoğu olguda, harici steroidler ve sistemik  antihistaminikler kullanılır. Anne ve bebeğin sağlığına etkisi yoktur

Gebelerde Herpes

 Herpes bulaşıcı bir hastalıktır etkeni olan herpes simplex virusun iki şekli vardır.  Herpes simplex virus tip 1 (HSV- 1) ve herpes simplex virus tip 2 (HSV-2). Tip 1 ağız  ve burun çevresinde uçuklara sebep olur nadiren genital bölgeyi de tutabilir. Tip 2  ağrılı genital lezyonlara neden olur. Önce minik su toplamaları şeklindedir sonra  patlar ve ağrıya neden olur. Her ikisi de başka bir insana direkt temas ile bulaşır.   Antiviral ilaçlar hastalığın hızını keser ve iyileşmesini kolaylaştırır.  Bazen geç  gebelikte ortaya çıkmasını önlemek için kullanılır.  Eğer genital herpesi varsa,  bebek muhtemelen doğum sırasında enfekte olacaktır. Bu annenin ilk  enfeksiyonu ise risk daha da fazla olacaktır. Çünkü anne kanında çocuğu bir  miktar koruyacak olan antikorlar da gelişmemiş olacaktır. Çocuğun hayatını tehdit  eden bu durumdan korumak çok önemlidir. Bu enfeksiyon gözlere iç organlara ve  beyne zarar verecektir. Sezeryan riski   azlatarak yaşam kurtarıcı olabilir.  Doğum  sonrası uçuğu olan bir kişinin direkt teması ile de bebek enfekte olabilir. Uçuğu  olan kişiler çocuğu öpmemeli dokunmadan önce de ellerini yıkamalıdır. Uçuğu  varsa anne bebeği yüzünüzden uzak tutmalıdır.

Cinsel Yolla bulaşan Diğer

Hastalıklar

 Genellikle pek çok kadın böyle bir hastalığı olduğunu problemler çıkmadan  anlamaz. En sık neden Clamidya enfeksiyonudur. 25 yaş altında sıktır. Kadında  tedavi edilmezse pelvik inflamatuar hastalık (PID) denen infertiilteye nedeni olan  bir tabloya dönüşebilir. Göz enfeksiyonları körlüğe neden olabilir. Düşük ve erken  doğuma neden olabilir.  Doğum esnasında bebeğe geçebilir. Çocukta pnomoni ve  körlüğe giden göz enfeksiyonlarına neden olabilir.  Bir diğer çok bulaşıcı hastalık Gonoredir. Semptomları çok belirgin  değildir.Vaginal akıntı olabilir. 15-19 yaş arası kadınlarda sıktır.Tedavi edilmezse  bu da pelvik inflamatuar hastalığa dönüşebilir.Düşük ve erken doğuma neden  olabilir.Yeni doğan bebekte ciddi göz enfeksiyonu yapabilir. Bu nedenle tüm yeni  doğanlar göz damlası uygulanır.  Tedavi edilmezse nörolojik, kardiyovasküler problemler ve ölüme  neden olan  sifiliz, anneden çoçuğa kolaylıkla geçebilir.Düşüklere  ve erken doğumlara neden  olabilir. Annede en belirgin bulgusu genital ağrısız yaralardır. Çocuğa geçerse ve  tedavi edilmezse  gözlerde, kulaklarda, karaciğerde, kemik iliğinde, kemiklerde  ,deri ve kalpte  problemlere neden olur. Gebe kadın tedavi edilmiş olsa da  bebeğin de tedavi edilmesi gerekir.

Gebeliğe Bağlı Diğer Cilt Hastalıkları

Tartışmalı olmakla birlikte gebelikle ilişkisi olduğu düşünülen “Gebeliğin  otoimmun progesteron dermatiti, progesterona karşı gelişen aşırı duyarlılığa  bağlıdır ve deri testi ile kolayca tanısı konabilir. Diğer bir hastalık Gebeliğin liner  IgM dermatozu” gebelik son dönemde görülen çok kaşıntılı bir hastalıktır.  Kollarda, bacaklarda ve gövdede kırmızı kabarıklıklar görülür.   Şikâyetler doğum  sonrası geriler.  

Gebeliğe Özgü Cilt Hastalıkları

1. Gebelik intrahepatik kolestazı 2. Pemphigoid gestationis / herpes gestationis 3. İmpetigo herpetiformis 4. Gebeliğin Kaşıntılı  ürtikeryel papul ve plakları (PUPPP)/Polimorfik gebelik döküntüsü (PEP) 5. Pruritus Gravidarum (Gebelik kaşıntısı) kaşıntılı folikülitisle beraber olabilir.
© WWW.CILTUZMANI.COM  Copyright © 2007 [ciltuzmani.com]. All rights reserved
Cilt Uzmanı Uzm.Dr. Babür Süer
Dermatoloji & Kozmetoloji Uzmanından en tarafsız kaynak.

Gebelikte Cilt

Hastalıkları

Gebelik süresince kan hormon seviyesi değişiklikleri  ve fizyolojik bazı değişikliler oluşur.   Bunlarla birlikte ya da bunların bir sonucu olarak  bazı deri değişikliklerine de rastlanmaktadır.  Melasma ve stria gravidarum gibi değişiklikler  normal karşılanır. Ancak vücut savunma sistemi ile  ilgili  olduğu düşünülen başka cilt problemleri de  ortaya çıkmaktadır. Hamilelik döneminde önceden var olan bazı cilt  hastalıklarında düzelme görülebileceği gibi bazen daha da kötüleşmesine  neden olabilir.

Gebelikteki Normal  Deri Değişiklikleri

   Hemen her gebelikte hormon değişikliklerine  (MSH) bağlı ciltte koyulaşma görülür.  Meme başında, genital   koltuk altı ve kalçanın iç kısmındaki  bölgelerde  koyulaşma daha  belirgindir.  Gebelik maskesi olarak bilinen  “melazma” veya kloazma ise gebeliğin ikinci yarısında görülür. Güneş ışınları, yüzde görülen  bu lekelenmeyi daha da arttırır. Karnın ortasında oluşan kahverengi çizgi “ Linear  nigra” , doğum sonrası kloazma gibi  muhtemelen bir süre sonra kaybolacaktır. Gebelikte benlerin ve çillerin renklerinde koyulaşma görülebilir.  Kolların ve  meme altında et beni oluşabilir.  Gebelikte saç miktarında artış görülür. Ancak doğum sonrası birkaç ay sonra  telogen effluvium veya androjenetik alopesi tipinde saç dökülmesi artar.    Hirsutizm (diğer kıllarda artış) görülebilir. Tırnaklarda kırılma ve batma şikâyetleri ayak şişlikleri birlikte artar.   Tırnak altı kalınlaşması, onikolizis,  yatay çizgilenme  kolay kırılma görülür Stria distansea (gebelik çatlakları) gebeliliğin son aylarında görülür,  böbrek üstü bezi aktivitesindeki artışa bağlanmaktadır önce rengi pembe  kırmızı iken doğum sonrası beyazlaşır. En çok karın bölgesi göğüs ve uylukta  görülür. Gebelikte artmış ekrin ter bezi (normal ter bezi) fonksiyonuna karşın ,  apokrin ter bezi (koltuk altı, kasık) fonksiyonu azalmıştır. Gebelikte görülen damar değişiklikleri, yüksek östrojen  hormonuna bağlanabilir.  Örümcek şeklinde (spider  anjiom) ufak damar bozuklukları, ve avuç içi kızarıklığı,   %70 görülür ve doğum sonrası birkaç ay içerisinde yok  olur.  Hemanjiomlar,   pyojenik granuloma veya glomus tümörü ortaya  çıkabilir. Kan miktarının artması ve uterusun baskısı, dolaşımı yavaşlatır    genişlemiş toplardamarlara bağlı varis oluşur veya eski varislerde artış  görülebilir . Hemoroid gelişebilir. Gebelikte, kan yapımı artar yüzün daha kırmızı ve canlı görünmesine neden  olur. Cilt yağ oranında artışa bağlı yüz daha parlak hale gelir. Apokrin ter bezi  salgısında azalmaya karşın genel olarak terleme artar, yüzde kol ve  bacaklarda şişlik,   iz bırakmayan ödem, dişetlerinde büyüme ve kızarıklık   görülebilir.

Gebeliğin Deri Hastalıkları Üzerine Etkileri

Hücresel savunma sistemi bozulmasına bağlı: Kandida, lepra, herpes simpleks,  kondiloma gibi hastalıklar, gebelikte daha sık görülmekte veya şiddetleri  artmaktadır. Yüksek östrojen seviyesine bağlı olarak  “akrodermatitis  enteropatika”, porfirya kutanea tarda gibi hastalıklar şiddetlenebilir.  Pemfigus tipleri de gebelikte şiddetlenebilir veya ilk kez ortaya çıkabilir.     Malign melanom gebelikte hızla kötüleşir, Akne vulgaris, atopik dermatit  gebelikte düzelme gösterirler. Psoriasis, SLE gibi hastalıklar, düzelme ya da  kötüleşme gösterebilirler.

Gebelikte Düzelme Görülebilen Cilt

Hastalıkları

1. Akne 2. Atopik dermatit 3. Fox-Fordyce hastalığı 4. Hidradenitis suppurativa 5. Psoriasis 6. Romatoid artrit 7. Sarkoidozis

Gebelikte Kötüleşebilen Cilt Hastalıkları

1. Enfeksiyonlar: Candida vajinitis, kondiloma akuminata, herpes simpleks, lepra, pitrosporum follikulit, trikomonas, Varisella Zoster V 2. Savunma sistemi hastalıkları: Dermatomyozitis, polimyozitis, lupus eritematosus, pemfigus vulgaris, sistemik sklerozis 3. Metabolik hastalıklar: Akrodermatitis enteropatika, porfiria kutanea tarda 4. Bağ dokusu hastalıkları: Ehlers-Danlos sendromu, pseudoksantoma elastikum 5. Diğerleri: AIDS, kutaneous T-hücreli lenfoma, eritrokeratoderma variabilis, herediter hemorajik telanjektazi, nörofibromatozis  

Gebeliğin İntrahepatik Kolestazı

Gebeliğin intrahepatik kolestazı (karaciğer içi safra tıkanıklığı)  7-9 aylarda görülür,  fakat ilk aylarda da başlayan olgulara görülmüştür. Hafif şiddette karaciğer içi  safra salgısı bozukluğu sonucu ortaya çıkar.  Sarılıkla birlikte veya tek başına  yaygın kaşıntı, ciltte bir lezyonunun olmaması, safra tıkanıklığını gösteren kan  bulguları ve şikâyetlerin doğum sonrası gerilemesi tipiktir. Sonraki gebeliklerde   %50 oranlarında tekrarlayabilir.   Kaşıntının ardından 4 hafta sonra sarılık ortaya  çıkar. Bulantı kusma olabilir. GIK de kaşıntı kan bilirubininde yükselme (gebeliğin  kolestatik sarılığı)  veya normal billuribin seviyesi ile görülebilir (prurigo  gravidarum) Bu tanı konurken hepatit  hastalığı veya  karaciğere toksik   ilaç   kullanımı  olup olmadığı araştırılır. Hafif vakalarda nemlendiriciler ve Kaşıntı için  ilaçlar kullanılabilir. Ciddi vakalarda kolestiramin ve  ursodeoksikolik  asit  gibi   iyon  değiştirici  reçineler  veya ultraviyole B (UVB) tedavisi önerilebilir. Hasta K  vitamini eksiklikleri kan protrombin zamanı yönünden takip edilir. Çocuğun hayati  riski bulunması nedeni ile gebeliğin kaşıntılı dermatozlarında hastanın rutin  olarak kolestaz yönünden değerlendirilmesi önerilmektedir.

Herpes gestasyones:

 Gebeliğin pemfigusu olarak bilinen, şiddetli kaşıntılı ve farklı lezyonlarla  karakterli bir hastalıktır. Hastalığın karın bölgesinde ani başlayan kızarık ve  kabarık bazen minik su toplamaları şeklinde olabilen ( ürtikeryal, papuloveziküler  ) lezyonları çok kaşıntılıdır. Lezyonlar diğer vücut bölgelerinde de görülebilir. Çok  değişik görünümde (polimorfik) lezyonlar olabilir. İleri dönemde minik veya daha  büyük su toplamaları şeklinde görülen lezyonlar (vezikül ve bül) artar. Kaşıntı  nedeni oluşan izler bu lezyonlara eşlik eder. Yüksek ateş ve halsizlik görülebilir.  İleri aylarda şiddeti azalabilen hastalık doğmadan hemen önce ve doğum sonrası  sıklıkla alevlenir. Doğum sonrası haftalar içersinde azalarak kaybolur. Bazen diğer  otoimmun hastalıklara eşlik edebilir. Mens dönemlerinde ya da doğum kontrol  ilaçlarına bağlı tekrarlama gösterebilir.   Düşük doğum ağırlığı ya da bebek  ölümleri görülebilir. Tedavide, ana ilaç, harici steroidler ya da büllöz dönemde  sistemik steroidlerdir. Antihistaminikler çoğu olguda yeterli olabilir.

Polimorf Gebelik Erüpsiyonu

  (Gebeliğin Kaşıntılı Ürtikeryal Papül ve Plakları)  Gebeliğin toksemik raşı,  Gebeliğin toksemik eritemi gibi isimleri de olan bu hastalık sıklıkla gebeliğin son  aylarında ortaya çıkan, çok kaşıntılı, bir hastalıktır. İlk gebelikte görülür, doğum  kontrol hapı kullanımı ile ya da sonraki gebelikte tekrarlamaz. Göbek bölgesinde  stria distensalar (çatlaklar) üzerinde ufak kızarık kabarıklıklarla başlar. Bu  kabarıklıklar birbirleriyle birleşerek, göbek çevresinde geniş, lezyonlar oluşturur,  kalça ve bacak bölgesine de yayılır. Annenin aşırı kilo alması ya da ikiz gebeliğe  bağlı karın bölgesindeki aşırı gerginliğe bağlı olduğu ileri sürülmekle birlikte konu  tartışmalıdır. Ortalama 6 hafta sürer. Doğum sonrası birkaç haftada kendiliğinden  iyileşir. Hastalık anne ve bebek için risk oluşturmaz ancak kaşıntı dayanılmaz  olabilir. Kaşıntı için mentol doksepin gibi kaşıntı gidericiler haricen verilebilir.  Tedavide, hafif vakalarda harici, şiddetli vakalarda sistemik steroidler ve  antihistaminikler kullanılır.

Impetigo herpetiformis:

Jeneralize püstüler psoriasisin gebelik formu olduğu düşünülmektedir. Gebeliğin  son döneminde vücut katlantı bölgelerinde kızarık plak tarzı lezyonlarla  simetrik  olarak başlar. Daha sonra diğer bölgelere de yayılır. Kaşıntının olmadığı bu  lezyonlar üzerinde daha sonra birbirleri ile birleşme   eğiliminde olan püstüller  ortaya çıkar. Ateş, titreme, halsizlik, bulantı, kusma, ishal ile genel durum bozuk  olabilir. Düşük tehlikesi artmıştır.  Kan kalsiyum ve fosfat düzeyi düşük olabilir.  Paratiroit hastalığı olan kadınlarda bu tablo görülebilir. Lezyonlar çoğunlukla  doğumla birlikte geriler ancak sonraki gebeliklerde tekrarlayabilir.

Pruritus gravidarum

   Çok şiddetli kaşıntıya neden  olan ve cilt lezyonlarının olmadığı bir hastalıktır.  Nedeni tam anlaşılamamış karışık bir tablodur. Safra akımında bozukluğa  (kolestaz) bağlı olabileceği düşünülür. Hastalık alerjik dermatitlerlerle de ilişkili  bulunmuştur.   Lezyonlar kol ve bacakların dış yüzlerinde  ve  nadiren  karın   bölgesinde kızarık kabarıklıklardan oluşur. Yer yer kabuklanmalar ve kaşıntı izleri  bulunabilir. Tüm gebelik süresince görülebilir, nadiren gebelik sonrası aylarca da  devam edebilir. Genellikle kaşıntı ve kolestaz doğumdan sonra düzelir. Sonraki  gebeliklerde tekrarlayabilir. Tedavide çoğu olguda, harici steroidler ve sistemik  antihistaminikler kullanılır. Anne ve bebeğin sağlığına etkisi yoktur

Gebeliğe Bağlı Diğer Cilt Hastalıkları

Tartışmalı olmakla birlikte gebelikle ilişkisi olduğu düşünülen “Gebeliğin  otoimmun progesteron dermatiti,” progesterona karşı gelişen aşırı duyarlılığa  bağlıdır ve deri testi ile kolayca tanısı konabilir. Diğer bir hastalık “Gebeliğin liner  IgM dermatozu” gebelik son dönemde görülen çok kaşıntılı bir hastalıktır.  Kollarda, bacaklarda ve gövdede kırmızı kabarıklıklar görülür.   Şikâyetler doğum  sonrası geriler.  

Gebelerde Herpes

 Herpes bulaşıcı bir hastalıktır etkeni olan herpes simplex virusun iki şekli vardır.  Herpes simplex virus tip 1 (HSV-1) ve herpes simplex virus tip 2 (HSV-2). Tip 1 ağız  ve burun çevresinde uçuklara sebep olur nadiren genital bölgeyi de tutabilir. Tip 2  ağrılı genital lezyonlara neden olur. Önce minik su toplamaları şeklindedir sonra  patlar ve ağrıya neden olur. Her ikisi de başka bir insana direkt temas ile bulaşır.   Antiviral ilaçlar hastalığın hızını keser ve iyileşmesini kolaylaştırır.  Bazen geç  gebelikte ortaya çıkmasını önlemek için kullanılır.  Eğer genital herpesi varsa,  bebek muhtemelen doğum sırasında enfekte olacaktır. Bu annenin ilk  enfeksiyonu ise risk daha da fazla olacaktır. Çünkü anne kanında çocuğu bir  miktar koruyacak olan antikorlar da gelişmemiş olacaktır. Çocuğun hayatını tehdit  eden bu durumdan korumak çok önemlidir. Bu enfeksiyon gözlere iç organlara ve  beyne zarar verecektir. Sezeryan riski   azlatarak yaşam kurtarıcı olabilir.  Doğum  sonrası uçuğu olan bir kişinin direkt teması ile de bebek enfekte olabilir. Uçuğu  olan kişiler çocuğu öpmemeli dokunmadan önce de ellerini yıkamalıdır. Uçuğu  varsa anne bebeği yüzünüzden uzak tutmalıdır.

Cinsel Yolla bulaşan Diğer Hastalıklar

 Genellikle pek çok kadın böyle bir hastalığı olduğunu problemler çıkmadan  anlamaz. En sık neden Clamidya enfeksiyonudur. 25 yaş altında sıktır. Kadında  tedavi edilmezse pelvik inflamatuar hastalık (PID) denen infertiilteye nedeni olan  bir tabloya dönüşebilir. Göz enfeksiyonları körlüğe neden olabilir. Düşük ve erken  doğuma neden olabilir.  Doğum esnasında bebeğe geçebilir. Çocukta pnomoni ve  körlüğe giden göz enfeksiyonlarına neden olabilir.  Bir diğer çok bulaşıcı hastalık Gonoredir. Semptomları çok belirgin  değildir.Vaginal akıntı olabilir. 15-19 yaş arası kadınlarda sıktır.Tedavi edilmezse  bu da pelvik inflamatuar hastalığa dönüşebilir.Düşük ve erken doğuma neden  olabilir.Yeni doğan bebekte ciddi göz enfeksiyonu yapabilir. Bu nedenle tüm yeni  doğanlar göz damlası uygulanır.  Tedavi edilmezse nörolojik, kardiyovasküler problemler ve ölüme  neden olan  sifiliz, anneden çoçuğa kolaylıkla geçebilir.Düşüklere  ve erken doğumlara neden  olabilir. Annede en belirgin bulgusu genital ağrısız yaralardır. Çocuğa geçerse ve  tedavi edilmezse  gözlerde, kulaklarda, karaciğerde, kemik iliğinde, kemiklerde  ,deri ve kalpte  problemlere neden olur. Gebe kadın tedavi edilmiş olsa da  bebeğin de tedavi edilmesi gerekir.