© WWW.CILTUZMANI.COM    Copyright © 2007 [ciltuzmani.com]. All rights reserved
Made by Babur
Cilt Uzmanı Uzm. Dr. Babür Süer
Saç dökülme Tipleri Telogen effluvium Androjenik Alopesi Anagen effluvium Alopesi Areata Traksiyon Alopesi Saçın mantar Hastalıkları Yara izine bağlı alopesi Saç dökülmesinin Tedavisi İlaçlarla Tedavi Cerrahi tedavi Kozmetik Tedaviler Bitkisel Tedavi

Saç Hakkında

Saç kılların kalınlığı, rengi, yoğunluğu ve karakter özellikleri ırklara, yaşa, cinse ve  bulunduğu yere göre değişir.

Saç kıllarının Yoğunluğu

Bir erişkin vücudunda ortalama 5 milyon kıl  bulunur. Kafa derisini kaplayan kılların sayısı ise 100.000 ile 150.000 arasında  değişir. Yeni doğan bir bebeğin kafa derisinin santimetre karesinde 1.100 saç  kökü bulunur. Sarışınlarda  siyah saçlılara göre daha fazla saç sayısı mevcutken  kızıl saçlılarda bu sayı daha da azdır. 25 yaşındaki bir insanda bu sayı 600'e düşer.  30-50 yaşları arasındaki saç yoğunluğu santimetre karede 250-300 civarındadır. 

Saçların büyüme döngüsü

Saç, bir ayda normal olarak 6-12 mm uzar. İnsan saçı "saç büyüme döngüsü  olarak bilinen sürekli bir büyüme ve dinlenme, dönemleri ile büyür. Siklusun üç fazı vardır: 1. Büyüme fazı (Anagen): 2-8 yıl sürer ve ayda ortalama 1cm uzar. Anajen  (büyüme) evresi saçın yaşam döngüsünün %90'ını oluşturur ve 1.000 gün veya  daha fazla sürer. Yaklaşık 15 gün süren katajen (ara) ve yaklaşık 100 gün süren  telojen (dinlenme) evreleri ise geri kalan %10'luk bölümü oluştururlar. Bu,  herhangi bir zamanda, saçların %10'unun ara ve dinlenme evrelerinde olduğu,  dolayısıyla uzamadığı anlamına gelir   2. Degradasyon fazı (Katagen): 2-4 hafta sürer. Büyüme evresinin sonunda saç  kökleri kendilerini dinlenme evresine hazırlarlar. Saç kökünün büyüme  döneminden dinlenme dönemine geçiş yaptığı bu aralığa katajen evresi denir.  Katajen evresinde saç kökü en dip bölgelerinden başlayarak kendi içine çöker. 3. Dinlenme fazı (Telogen):  Bu, saç kökünün dinlenme evresidir. Yaklaşık 3-4 ay  süren bu dönem sonunda saç, kökünden ayrılır ve düşer. Bu evrenin sonunda bu  saç telinin ayrıldığı yerden yeni bir saç çıkar ve böylelikle yeni bir döngü başlar.
ANAGEN KATAGEN TELOGEN ANAGEN
 Saçlar insanlarin kişiliklerini ifade  edebilmek ve cinsiyetlerini ortaya koymak  icin bir araç olabilir. Kılların, koruma, ısı  kaybını önleme veya kamuflaj gibi  görevleri artık insanlar için pek önemli  değildir. Saçın normal ve sağlıklı  görünümü, sosyal ve kişisel ilişkilerde   önemlidir. Kılların, sadece biyolojik olarak  değil, aynı zamanda psikolojik yönleri ön  plana çıkmıştır. Belirli saç modelleri sosyal  grupları, kişisel veya sosyal bir tavrı, hatta  sadece bir duyguyu ifade etmek veya karşı cinsin dikkatini çekmek için  kullanılmaktadır. Kadınlar için yüz veya vücutlarındaki aşırı kıllanma ne kadar can  sıkıcı bir durumsa, erkekler için de sakal, saç ve vücut kıllarının olmaması veya  dökülmesi o kadar sıkıntı kaynağı olabilir.    
Dermatoloji & Estetik Dermatoloji Uzmanından en tarafsız kaynak.

Normal Saç Dökülmesi

Saçlar yaşam döngülerinin sonunda  kendiliğinden veya dış etkilerle (tarama, yıkama,  fırçalama) dökülür. Dinlenme evresinde saçın,  köküyle olan bağlantısı gevşer ve saç kökü cilt  yüzeyine doğru ilerler. Bu sürecin sonunda saç  teli düşer. Bu şekilde her gün 50-150 arası saç  telinin dökülmesi normaldir. Takip eden  günlerde saç kökü, dökülenin yerini almak üzere  yeni bir saç çıkarır. Yeni doğan bebeklerin ilk  birkaç gününde görülen ani saç dökülmesi veya  hamile bir kadında doğumun hemen ertesinde  görülen yaygın saç dökülmesi büyük hastalık ve  ameliyatlardan 3-4 ay sonra aşırı saç dökülmesi  normaldir. Erişkinliğe doğru düz ön saç çizgisinin  kaybolması da fizyolojik saç dökülmesi olarak  kabul edilir, fakat bu saç dökülmesi geri  dönüşümlü değildir.

Muayene Yöntemleri

Biyopsi, Saç Çekme, Saç Koparma, Saç  Büyümesinin Ölçülmesi, Fototrikogram, klinik değerlendirmede  androjenik alopesinin değerlendirilmesinde  kullanılır. Telojen saç yüzdesinin %10 dan az ve  kıl yoğunluğunun 180-200 adet/cm2 den az  olması erken saç kaybını gösterir. Polarize ışık ile inceleme Mikroskop altında saçın incelenmesidir. Burada  özellikle genetik saç bozuklukları görülebilir.  Basit yöntemdir ancak saç kökü hakkında direkt  bilgi verir.

Saç Dökülme Tipi

Saç dökülmesinin en sık sebeplerinden biri “Telogen Effulium” diğeri  “Androjenik Alopesi” dir. Hormonal problemler saç dökülmesine neden  olabilir. Eğer tiroid beziniz az yada çok çalışıyorsa, saç kaybı olabilir. Bu saç  kaybı tiroid tedavisi ile geri dönüşümlüdür. Saç kaybı erkek (androjen) yada  kadın  (östrojen) hormonlarındaki düzensizlik ile de görülebilir.

Telogen effluvium

Telogen effluvium, uzun bir dönem içinde saçta  yaygın olarak görülen incelme ve dökülmedir.   Normalde saçların çoğu anagen fazda iken %15'i  gerileme fazındadır. Bu tip etkenler saç siklusunu  bozarlar. Saç anagen (büyüme) döneminde iken  durur ve telogen (gerileme) faza geçer. Bir kaç ay  içinde de saç dökülür. Uzun süreli ciddi bir  enfeksiyon, bir ameliyat veya psikolojik ağır bir  stresden  2-3 ay sonra meydana gelen yaygın saç  dökülmesi vardır. Bu dökülme özellikle  kadınlarda doğum yaptıktan sonra görülen  ani  hormon değişikliklerine de bağlı olabilir.  Kemoterapi,kansızlık, tiroid hastalıkları,ağır  diyetler, demir veya çinko eksikliği, bazı ilaçlar,  zehirlenmeler, düşük  radyasyon bu tip bir  dökülmeye neden olabilir. Nedenin saptanması  ve tedavi uygulanmasından birkaç ay sonra  saçlar normale dönebilir. İlaçlara bağlı:  Antimitotikler Heparin  Karbimazol İsotretionin  Beta blokerler  Amfetaminler Warfarin  Propiltiourasil  Vitamin A   Etretinate Levodopa  Talyum   Yetersiz beslenme: Anormal yeme alışkanlıkları  ağır proteinden fakir dietlerlerin ardından  vücudun tolere edebileceği 2-3 ay sonrası saç  dökülmesi ortaya çıkar. Protein eksiklikleri  dışında emilim bozukluğu,yetersiz alımı veya  kanamaya bağlı demirin eksikliği ve çinkonun  yetersiz alımı dökülmeye sebep olabilir. Gebelik ve Doğum Kontrolü: Gebelikden  veya   yeni başlanan bir doğum kontol hapından 2-3 ay  sonrasında saç dökülmeleri  hormonal  değişikliklere bağlı olarak görülebilir.

Androjenik Alopesi

Androjenler  (testosteron, dihidrotestosteron)  saç büyüme siklusu'nun en önemli kontrol  faktörleridir.  Androgenetik saç dökülmesi tüm  dünyada erkek ve kadınlarda en sık görülen saç  dökülmesi tipidir. Androjenik saç dökülmesi veya  kellik, ya da erkek tipi saç dökülmesi olarak da  adlandırılır. Androjenler, sakal, bıyık, koltukaltı ve  pubis  kılları için  gereklidir. Saç kılının büyümesi  androjene bağımlı değildir fakat androjenler  erkek ve kadın tipi saç dökülmesinde rol alırlar.  Erkek tipi saç dökülmesinde kalıtsal gen geçişi  esastır. Erkek tipi saç dökülmesi olan erkeklerde  saç kaybı, ergenliğe geçiş sonrası androjenlerin  yükselmesi ile herhangi bir zamanda başlayabilir.  Androgenler normal miktarda bile olsalar eğer  saç dökülmesi geni mevcutsa, erkek tipi saç  dökülmesi oluşacaktır. Genellikle ilk değişiklik  şakak ve alın köşe bölgelerindeki gerilemedir.  Sadece şakak ve alın köşe bölgelerindeki  gerileme ile kalan daha ileri safhalara geçmeyen  erkekler de vardır. Saç kaybının yaş artışı ile sınırlanma eğilimine  rağmen, erken yaşta erkek tipi saç dökülmesi  olan erkeklerde saç kaybının miktarı ve gidişinin  öngörülebilmesi mümkün değildir. Genel olarak,  saçlarını 20'li yaşlarında kaybedenlerde, saç  dökülmesinin ileri derecede olacağı söylenebilir.  Bazı erkeklerde, erkek tipi saç dökülmesi'nin  başlaması 40'lı yaşlara kadar gecikebilir.  Hatırlamada kolaylık olarak genellikle yaş ile  dökülme yüzdesi rakamı karşılaştırılabilir. Bu  oran kullanılarak 50'li yaşlarındaki bir erkekte  %50 oranında değişen derecelerde erkek tipi saç  dökülmesi görülmesi beklenebilir. Kadınlar için  bu oran %40 dır.  Kadın tipi saç dökülmesi erkek tipi saç  dökülmesinden farklıdır. Genellikle erkeklerden  daha geç yaşta, yirmili yaşların sonu ile kırklı  yaşlar arasında, görülür. Genellikle, doğum  kontrol hapı kullanımı, doğum sonrası, menapoz  dönemi civarı ve menapoz sonrası gibi hormonal  değişiklik zamanlarında görülür.  Alın köşelerinde  açılma (gerileme) erkeklere oranla çok az  görülür. Kadınlarda saç çizgisi genellikle yerini  korur. Erkeklerdeki gibi tüm saçlı deride saç  dökülme riski vardır.  Erkeklerdeki önden  açılmaya zıt olarak kadınlarda genel bir seyrelme  görülür. Kadınlarda da erkeklerdeki kadar sık  görülmektedir. Kadınlardaki saç kaybı özellikle  menapoz döneminde belirginleşir. Androgenler,  erkeklerde saç kaybı oluşturan aynı mekanizma  ile kadınlardaki saç kaybından sorumludur.  Kadınlar, overler ve adrenal bez ile az miktarda  androgen üretirler.  Overler ve adrenal bez  dışında androgenlere dönüştürülen ön  hormonlar da overlerde oluşturulur. Kadınlar,  kadın tipi saç dökülmesi nedeni ile nadiren bir  bölgede saçlarının tamamını kaybederler. Eğer  kaybederler ise sebep olarak altta yatan patolojik  bir başka neden aranmalıdır. Kadında, içinde  etkilenmeyen saç bölgeleri olan, saç folikülü  minyatürizasyonu gelişimi daha nadirdir. Normal  kalınlıktaki saçlar, ince, küçük çaplı saçlarla  karışık olarak bulunur. Sonuç, total saç kaybından ziyade saç  yoğunluğunda azalmadır. Saç büyüme siklusu  erkeklerdeki gibi etkilenir. Büyüme (anagen) fazı  kısalarak kısa saçlarda artış ve dinlenme  (telogen) fazı artarak saç seyrekliği görülür. Saç  kaybının, anormal hormon azlığı ya da  fazlalığından olduğu düşünülüyorsa, hormon  seviyeleri ölçülmelidir.

Anagen Effluvium

 Tüm kemopterapi ajanlarının az dozlarda telogen effluvium yaparken daha  yüksek dozlarda anagen effluviuma neden olurlar. Kolşisin kullanımı, insektisid  zehirlenmeleri, arsenik, borik asid ve bazı bitki zehirleri, radyasyon, çok ciddi  açlıklar  anagen effluviuma neden olur. Bu dökülme tipinde saç anagen  dönemde tahrip olarak telogen dönemi atlar ve ani çok fazla %90 lara varan  saç kaybı ortaya çıkar.

Alopesi Areata

Hastalarda genellikle madeni para büyüklüğünde, yani 2.5 santimetre çapında  bir veya daha fazla dairesel alanda saç dökülmesi görülür.Herhangi bir alanda  saç kaybı oluşturabilen, tekrarlayıcı bir hastalıktır. En çok her iki cinsten genç  ve orta yaşlı erişkinlerde görülür.  tüm saçların kaybına kadar ilerleyebilir  (alopecia totalis). Çoğu vaka kendiliğinden iyileşir. Bu hastalığın nedeni tam  olarak bilinmese de, bu saç dökülmesinden, yalnızca saçları etkileyen bir  otoimmün süreç sorumlu tutulmaktadır. Hastalar, hastalık nedeni olarak  sıklıkla stres ve kaygıyı suçlarlar.  

Çekilmeye Bağlı Saç Dökülmesi  (Traction Alopecia)

Traction Alopecia saç foliküllerinin kronik çekilmesi ile oluşur. Sıklıkla  kadınlarda, saçları sıkıca bağlama ve benzeri uygulamalar ile oluşur. Genellikle  saç çizgisi boyunca oluşur. Trichotillomania, bir grup akıl hastalığında  (compulsive), hastaların saçlarını çekip kopartması ile oluşan, sıklıkla acaip  şekilde görünen bir saç kaybı tipidir.

Mantar Enfeksiyonları

Bazı mantar enfeksiyonları kızarıklık pullanma  yama şeklinde çocuklarda saç  dökülmelerine sebep olacaktır. İlaç tedavisi sonrası  saç tekrar çıkar.

Yara dokusu nedeni ile saç dökülmesi

Tüm nedbe dokusu oluşturan sebepler saç folikülüne de hasar verebilir ve saç  dökülmesine neden olur. Oluşan saç dökülmesi kalıcıdır, geriye dönmez.  Nedbe dokusu oluşturarak saç dökülmesine sebep olan hastalıklar şunlardır: Primer veya sistemik deri hastalıkları Cutenous Lupus, Liken Planus,  Folliculitis, Follikülitis Dekalvans, Pseudo pelade, Linear Skleroderma , Lupus  Eritematosus, Sarkoidozis, Deri metastazı, Morfea, Liken sklerosus,  Amiloidosis, Graft versus host reaksiyonu, Pemfigoid (skatrisyel)    Genetik hastalıklar Darier hastalığı, Keratosis follikülaris, spinulosa  dekalvans, Kondrodisplazi punktata (X'e bağlı dominant form)  Epidermolizis  bülloza, İktiyozis, Inkontinesiya pigmenti Tümörler  Bazal hücreli karsinom, Adneks tümörleri, Yassı hücreli karsinom*  Hemanjiom, Lenfoma, Metastatik karsinom   İnfeksiyon hastalıkları  Lepra, Tersiyer sifiliz, Zoster, Dermofitler, Fronkül,  Karbonkül,, Lupus vulgaris,* Perifollikulit Fiziksel hasar İyonizan ışın, Termal yanık, Kimyasal hasar, Mekanik travma saça  uygulanan kimyasal işlemler. Aşırı güneş ve tuzlu su (sörfçü saçı)

Alopesinin Tedavisi

Burada anlatılan tedaviler yalnızca bilgi  amaçlıdır. Sizi muayene ederek  değerlendirecek ve uygun tedaviyi buna göre verecek olanlar Dermatoloji veya  Plastik cerrahi uzmanlarıdır. Bilinçsizce, uzman doktorların kontrolü dışında  yapılan tedaviler geri dönüşümsüz kötü sonuçlar doğurabilir.  * Saç dökülmesinde doğru tanı ve tedavi yapılsa da dökülme 3-4 ay daha devam  edebilir. Tedavide sabırlı olmak gerekir.

İlaçlarla Tedavi

Telogen effluvium gibi saçların inceldiği ve döküldüğü durumların nedenlerinden  biri saçların yeterince beslenememesidir. Saçlar kan dolaşımı vasıtası ile yalnızca  diplerinden beslenir.  Dışarıdan yapılan krem losyon gibi uygulamalar çoğunlukla  geçici bir etki gösterecek ya da yeterli olmayacaktır. Saç bakım ürünleri bir süre  saçların iyi görünmesini sağlayabilir.Bunun dışında kalıcı bir fayda  sağlamazlar.Saçınız için gerekli maddeleri ağız yolu ile alabilirsiniz. Saç  dökülmesinde tedavi seçenekleri nedene yönelik olmalıdır. Örneğin demir  eksikliği varsa önce bu tedavi edilmelidir. Kalsiyum,demir,selenyum, çinko, p- aminobenzoik asit, keratin, sistin ve tiamin gibi maddelerin ağız yoluyla alımı  gerekli olabilir.  Piyasada saç dökülmesi için üretilmiş çok sayıda ilaç vardır ama ne yazık ki  bugüne kadar FDA onaylı yalnızca iki ilaç Finasterid-DHT-inhibitor ve minoxidil  üretilebilmiştir. Bu ilaçlarda başka amaçlı araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır ve  dökülen, tamamen yok olan saçlar üzerinde etkili değildirler. Yalnızca androjenik  alopeside etkilidirler. Dökülmekte olan cansız saçları kuvvetlendirir, saç dökülme  hızını yavaşlatır ve kısa dönem önce dökülmüş hala ölmemiş olan kıl köklerinden  saç çıkmasını sağlayabilir.  

Finasteride

5-alfa-redüktaz enzim baskılayıcısı etkisi ile androjen blokeri olan   Finasteride(Propecia)  günde 1 mg olarak hastalar tarafından kullanılabilinir. Finasteride 5-alfa-redüktazi baskılayarak DHT (dehidrotestesteron)'un duyarlı saç  köklerini yok edici etkisini ortadan kaldırmakta, saç döngüsünü uzatmakta ve  incelmiş, keratin tabakası zarar görmüş saçları uzun süre kullanımda  canladırmaktadır. % 1-3 arasında seksüel aktiviteyi kısıtlayıcı yan etkisi rapor  edilmiştir. Finasteride kullanımı kesildiğinde saçlarin yine cansız,incelmiş  yapisina geri döndüğü de bilinmektedir.Kadınlarda ve çocuklarda  kullanılmıyor. Gebelerde teratojenik etki gösterebiliyor. Yıllık kullanım bedeli  yaklaşık 600 dolar civarında

Minoxidilin 

Minoksidil normalde hipertansiyon tedavisi için tıpta kullanılan ama yan etkisi  hipertirikoz(kıllanma) olan bir ilaçtir.Biyolojik cevap düzenleyicisi olan  Minoxidil  androgenetik saç dökülmesi nedeniyle küçülmüş olan kıl köklerini büyütür ve  yeniden güçlendirir. Ayrıca kılların büyüme fazını uzatarak, belli bir uzunluga  gelmeden dökülmesini engeller. Damar genişletici etkisi ile saçlı derideki kan  akımını artırdığı veya direkt bir etki gösterdiği tartışılmalıdır. %2 ve %5’lik  konsantrasyonlar halinde piyasada mevcuttur.  Erkekler için %5 ve %2 lik  solusyonların herikisi de kullanabilir, kadınlarda ise %2 lik solusyon  önerilmektedir. Minoxidil su, alkol ve glycol karışımının içinde, saçsız bölgeye  sürülen bir losyon olarak kullanılmaktadır. Bazı ilaçlarla birlikte, Bazı beslenme  bozukluklarında, kanser tedavisi sırasında, hipotrioidide, hamilelikte ve emziren  kadınlarda,50 yaşın üzerinde kullanılması sakıncalıdır. Minoxidil istenmeyen  bölgelerde de kıllanma yapabilir. Alın bölgesinde değil, tepe bölgesindeki saç  dökülmelerinde daha etkili olduğunu bilinmektedir. İlac en az 4 ay  kullanılmalıdır.İlk aylarda dökülmeyi arttırabilir. Ancak kullanılmaya devam  edildiğinde dökülme duracaktır. Minoxidilin mevcut saçların dökülmesini önleyici  ve zayıf olanları kuvvetlendirici bir etkisi vardır. Ancak ilaç bırakıldığında saçlar  yine eski haline dönmektedir Yıllık kullanım bedeli 300 dolar civarında (muadilleri  kullanılırsa 150 dolar) 35 yaşın üzerindeki kadınlarda görülen androjenik  alopeside ilk seçenek olmalıdır. Bir yıl sonra cevap alınmazsa spironolakton  eklenebilir.

Spironolakton 

Birincil olarak saç dökülmesi tedavisi için önerilen bir ilaç değildir.Yüksek  tansiyon tedavisinde kullanılır. Ancak bazı sınırlı sayıda araştırmalarsa saç  dökülmesini önlediği tespit edilmiştir.

Azeleik Asit  

Azelaik piyasada %20lik krem formunda bulunan ve sivilce tedavisinde kullanılan  bir ilaçtır. Yan etki olarak kıllanmayı artırdığı tespit edildiğinden saç dökülmesi  tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Yan etki olarak deride döküntü,  dermatit ve deri renginde açılma gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları  gözlenmektedir.

Cimetidine

Cimetidine mide asit salgısını azaltığı için ülser tedavisinde kullanılır. Yan etki  olarak kıllanmayı artırır.

Tretinoin

Tretinoin akne ve bazı baska cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Bu  endikasyonlarının yanında saçın damarsal ve hücresel gelişmesini sağladığı için  saçsızlık tedavisinde de kullanılabilir.Yan etki olarak deri renginde değişiklik ve  derinin ışığa hassasiyetine neden olur.

Ketokonazol 

Ketokonazol mantar enfeksiyonlarında kullanılan bir ilaçtır. Krem, şampuan ve  tablet formları vardır. Krem veya şampuan formlarını saça herhangi bir etkisi  yoktur. Tablet formunun ise testosteron üretimini azaltıcı anti-androjen etkiye  sahip oldugu bilinmektedir. Aşırı kullanım ve hassasiyet sonucu karaciger  yetmezligi yapabilir.

Cyprotereone acetate

Bir doğum kontrol hapıdır.  Vücutta kıllanma yapar. Kadınların vücudunda az  miktarda bulunan erkeklik hormonlarını bloke eder. 35 yaş öncesi androjenik saç  dökülmesi olan kadınlarda  ethinyl estradiol ve bu ilaç kullanılabilir. Sarılık,  migren, kaşıntı gibi yan etkileri vardır Flutamide  Prostat kanseri gibi bazı hastalıkların tedavisi için geliştirilmiş bir ilaçtır.  Hücrelerde androjen moleküllerinin bağlanmasını engeller.

SADBE ( Squaric Acid Dibuttyl Ester)

 Haricen uygulandığında hastaların bu cilt bölgesinde allerjik kontakt dermatit  oluşturan bir maddedir. Diğer tedavilere dirençli Alopeci areata hastalarının  tedavisinde denenmiştir. Hastaların üçte birinden yanıt alınmıştır.   

Cerrahi Tedaviler

İlk saç nakli 1822 tarihinden günümüze kadar saç nakilleri yapılmıştır. Son  yıllarda  mikrocerrahi yöntemleri kullanılmaya başlanmıştır. Daha önce kullanılan  yöntemler oldukça zor ve ağır operasyonlarken son yıllarda geliştirilen  yöntemlerle daha hafif, komplikasyon riski olmayan ve doğal görüntü oluşturan  teknikler ortaya koymuştur:  Strip excision (şerit operasyonu) olarak bilinen,  başın saçlı bölgesinden 10-12 cm uzunluğunda, 1-3 cm genişliğinde makrograft  alıp, bu makrograftin içinde yer alan saç köklerini laboratuar koşullarında  mikroskoplar yardımıyla ayırıp, başın  saçsız bölgesine naklederek yapılan  operasyonlardır. Strip operasyonu ile alınan makrogreftin bıraktığı büyük boşluk  dikişle kapatılmaktadır. Eskiden sık olarak uygulanan bu cerrahi yöntem artık  yerini daha başarılı olan FUE ve FIT yöntemlerine bırakmaktadır. 

FUE ve FIT Saç Ekme Teknikleri

Dünyada uygulanan son saç ekimi teknikleri olan Follicular Unit Extraction yani  FUE ve Follıcular Isolation Technique yani FIT hem saçı alırken hem de alınan saçı  ekerken doğal sonuçlar üreten  saç ekimi girişimleridir. Özel iğnelerle başın ve  gövdenin saç bulunan  bölgelerindeki saç köklerini ,  uygulanan bölgede  yara izi  bırakmadan tek tek çıkararak ve  elde edilen saç köklerini yine çapı  çok ince iğnelerle ekime dayanır,  bıçak dikiş kullanılmaz ve   komplikasyon çok daha azdır. Ayrıca  vücudun diğer kılları da ekim için  kullanılabilir.  

Kafa Derisi Gerdirme ,esnetme ve çekme

Bu yöntem kafa derisindeki açık alanın  küçültülmesi amacıyla uygulanır. Açık alanı  yeterince küçültebilmek için 3-5 ay aralarla bir  kaç defa tekrarlanmalıdır. Alan yeterince  küçülünce kalan bölgeye saç ekimi yapılır. Esnetme ve çekme  yönteminde ise Ekspender  yardımıyla saçlı bölgenin kafa derisi genişletilir. Daha sonra açık alan çıkartılarak  genişletilen saçlı bölge karşılıklı olarak dikilir. Bu yöntemde kafa derisine  yerleştirilen balonlar zaman zaman belli aralıklarla şişirilir. Bu istenmeyen bir  görünüm oluşturabilir.

Flep Yöntemi 

Bu yöntem ile dökülme olasılığı az olan bölgeden bir  parçanın kaldırılarak damar yapısı bozulmadan ve  tamamen bağlantı koparılmadan açık alana tranferi  yapılır. Doğal olmayan bir görüntü ve dikiş izlerinin  belirgin olması nedeniyle çok kullanılan bir yöntem  değildir.

Makrogrefting Yöntemi

Kafa derisinin arka bölgesinden alınan bütün flep 15-20 saç teli bulunan  makrofleplere bölünür ve açık bölgeye nakledilir. Doğal olmayan bir sonuç  ortaya çıktığından artık çok sık olarak kullanılmamaktadır. 

Cerrahi Olmayan Saç Ekleme yöntemleri

Cerrahi olmayan saç ekleme yöntemleri farklı adlar alabilir: peruk, tepe saçı, saç  eklentisi, saç protezi, vs. Bu malzemeleri varolan saçlara ya da kafa derisine  tutturmak için kullanılar çeşitli yöntemler mevcuttur:  Varolan Saça Ekleme: Eklenecek saç malzemesinin varolan saçlara sıkıca  bağlanması esasına dayanan tekniğe genel olarak saç dokuması denir. Altı-sekiz  haftada bir yeniden sıkılaştırılmalıdır.  Deriye Yapıştırma: Saç iki taraflı bantlar veya özel yapıştırıcılar yardımıyla  yapıştırılabilir. Bu tekniğin temel problemi peruğun kolayca çıkabilmesidir.

Yapay Saç Telleri ve Sew-on

 Sew-On olarak anlandırılan sistem peruğun saçsız deriye cerrahi dikişle  tutturulması yada demetler halindeki yapay saç tellerinin saçsız kafa derisine  ekilmesidir. Bu yöntemler A.B.D.’de ve pek çok ülkede yasaklanmıstır. Uygulanan  cerrahi dikişlerin deride kronik enfeksiyona yol açma riski çok yüksektir. Saç Seyrelmesini Kamufle Eden Kozmetik Yöntemler  Kısa saçlar daha gür görünür.Saçı açık bir renge boyamak deri ile saç arasindaki  kontrastı azaltır.Sprey, krem veya toz halinde satılan bazı kozmetik ürünler saçın  altındaki deriyi boyayarak, saçla arasındaki kontrastı azaltmaktadirlar.

Peruk, Protez ve Suni Saç

 Saçların uzun ve yorucu bakım gerektirmesi,  cildin hava temasının kesilmesi  yada azalması, saçlı derinin temizlik işlemlerinin yapılamaması, protezlerde  kullanılan yapışkan maddelerin cilde verdiği zarar, cildin enfeksiyon kapma riski  mevcuttur.

İmplant Yöntemi 

Poliamid yapay fibre implantı (suni saç nakli) androjenik alopezi ve diğer bazı saç  dökülme problemi olan kişilerde uygulama kolaylığı ve hemen sonuç  alınabilmesiyle diğer bazı yöntemlere üstünlük sağlamıştır. Bu yöntemin uygulanabilmesi için uygun hasta, doğru teknik ve ekim sonrasında  protokole uyma zorunluluğu vardır. Bu teknik kullanılmadan önce 100 saç teli  kadar ön ekim yapılmalı, yabancı cisim reaksiyonunun oluşup oluşmayacağı iyice  araştırılmalıdır. Ekilen suni saçın uzamaması, enfeksiyon riski, daha pahalı bir  yöntem olması ve yabancı cisim reaksiyonu oluşması gibi sakıncaları vardır. 

Saç Dökülmesi İçin Doğal Tedaviler

 Haklarındaki bilgilerin kısıtlı olduğu birçok tedavi saç dökülmesi için  önerilmiştir.Bunlarla ilgili yapılan çalışmalar  çok sınırlı olduğu için  sonuçları  hakkında da yeterli bilgi yoktur.  Yılan Yağı:  %40'ı yılan yağı olan ve doğal maddelerden yapılmış yılan yağı saç dökülen alana  sürülüp 3 saat sonra yıkanıyor  Çinko:  Çinko aynı zamanda çok etkili bir anti-androjen olan bir vitamin-mineraldir.  Çinko, B6 vitaminiyle birlikte kullanıldığında 5 alfa-redüktaz enzimini bloke  ederek testosteronun DHT’ye dönüşmesini engeller. Ne var ki çinkonun  androgenetik saç dökülmesine karşı etkinliğini ortaya koyan çok az sayıda  araştırma mevcuttur.Propecia gibi başka 5 alfa-redüktaz inhibitörleriyle  karşılaştırıldığında çinko çok daha güvenlidir, çünkü çinko vücudumuzda zaten  bulunmakta olan bir vitamindir ve yan etkisi yoktur. Saw Palmetto:  Cüce Amerikan hurması olarak da bilinen palmiye türü bir ağacın meyvelerinden  elde edilen özütü, tablet haline getirilmiştir. Anti-androjen olarak bilinmektedir.  Saç dökülmesi tedavisindeki etkinliğini kanıtlamaya yönelik bir çalışma yok Radix:  Cinsiyet hormonlarının kanda taşınabilmesini sağlayan bir proteinin aktivitesini  ve testosteron bağlama özelliğini etkileyen bir bitki türüdür.  B6 Vıtamini:  Çalışmalar çinko ile birlikte kullanılan B6 vitamininin testosteronun ciltte DHT’ye  dönüşmesini engellediğini göstermektedir. Bu nedenle bu ikilinin akne ve  androgenetik saç dökülmesi gibi androjenlere bağlı durumların tedavisinde etkili  olduğu söylenmektedir. Balkabağı Çekirdeği Yağı:  Amerika’da yetişen bir tür bal kabağı türü olan (Pumpkin) çekirdeğinden çıkarılan  yağ kullanılmaktadır. Anti-androjen etkiye sahiptir. Saç dökülmesi tedavisinde  kullanılır. Yeşil Çay (Camelia sinensis):  Japonya ve bazı Asya ülkelerinde oldukça boldur. Günlük kullanımı son derece  yaygındır. Yeşil çayın bir çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Bu yüzden çok iyi  araştırılmıştır.Yeşil çayın yağı anti-androjenik etkiye sahip olduğunu öne  sürmektedirler. Bu iddia sayesinde, etkinliğini doğrudan ispatlayan hiçbir çalışma  olmamasına rağmen yeşil çay androgenetik saç dökülmesinin popüler  tedavilerinden biri haline geldi. Yeşil çay içeren bazı şampuanların saça ve deriye  faydalı olduğu söylenmektedir. Proanthocyanidins:  Üzüm  ekstresinden elde edilen bu madde saç folikullerini uyarmaktadır.

Saçlarda Beyazlaşma

Saç beyazlaması muhtemelen genetik nedenlerden oluşur. Bazı hastalıklar  (pernicious anemia, hiper/hipo-tiroidizm, osteopeni, progeri ve pangeri  ,savunma sistemi bozuklukları yapan durumlar, protein eksikliği, koroner kalp  hastalıkları, B12 eksikliği yapan barsak hastalıkları, mantar hastalıkları ) ilaç  kullanımı sigara erken dönemde beyazlaşmalara neden olabilir. Normalde saçlar  ortalama 34 (+/- 9) yaşlarında beyazlar. Werner’s sendromu Böök’s sendromu  Cri-du-chat sendromu Griscelli hastalığı nörofibromatozis ve tuberos sklerozis  erken beyazlaşmanın görülebildiği durumlardır. Vitiligo ve amelanotik nevüsler  saçlarda beyaz alanlara neden olabilir.

Saç Problemleri

© WWW.CILTUZMANI.COM  Copyright © 2007 [ciltuzmani.com]. All rights reserved
Cilt Uzmanı Uzm.Dr. Babür Süer
Saç dökülme Tipleri Telogen effluvium Androjenik Alopesi Anagen effluvium Alopesi Areata Traksiyon Alopesi Saçın mantar Hastalıkları Yara izine bağlı alopesi Saç dökülmesinin Tedavisi İlaçlarla Tedavi Cerrahi tedavi Kozmetik Tedaviler Bitkisel Tedavi

Saç Hakkında

Saç kılların kalınlığı, rengi, yoğunluğu ve karakter özellikleri ırklara, yaşa, cinse ve  bulunduğu yere göre değişir.

Saç kıllarının Yoğunluğu

Bir erişkin vücudunda ortalama 5 milyon kıl  bulunur. Kafa derisini kaplayan kılların sayısı ise 100.000 ile 150.000 arasında  değişir. Yeni doğan bir bebeğin kafa derisinin santimetre karesinde 1.100 saç  kökü bulunur. Sarışınlarda  siyah saçlılara göre daha fazla saç sayısı mevcutken  kızıl saçlılarda bu sayı daha da azdır. 25 yaşındaki bir insanda bu sayı 600'e düşer.  30-50 yaşları arasındaki saç yoğunluğu santimetre karede 250-300 civarındadır. 

Saçların büyüme döngüsü

Saç, bir ayda normal olarak 6-12 mm uzar. İnsan saçı "saç büyüme döngüsü  olarak bilinen sürekli bir büyüme ve dinlenme, dönemleri ile büyür. Siklusun üç fazı vardır: 1. Büyüme fazı (Anagen): 2-8 yıl sürer ve ayda ortalama 1cm uzar. Anajen  (büyüme) evresi saçın yaşam döngüsünün %90'ını oluşturur ve 1.000 gün veya  daha fazla sürer. Yaklaşık 15 gün süren katajen (ara) ve yaklaşık 100 gün süren  telojen (dinlenme) evreleri ise geri kalan %10'luk bölümü oluştururlar. Bu,  herhangi bir zamanda, saçların %10'unun ara ve dinlenme evrelerinde olduğu,  dolayısıyla uzamadığı anlamına gelir   2. Degradasyon fazı (Katagen): 2-4 hafta sürer. Büyüme evresinin sonunda saç  kökleri kendilerini dinlenme evresine hazırlarlar. Saç kökünün büyüme  döneminden dinlenme dönemine geçiş yaptığı bu aralığa katajen evresi denir.  Katajen evresinde saç kökü en dip bölgelerinden başlayarak kendi içine çöker. 3. Dinlenme fazı (Telogen):  Bu, saç kökünün dinlenme evresidir. Yaklaşık 3-4 ay  süren bu dönem sonunda saç, kökünden ayrılır ve düşer. Bu evrenin sonunda bu  saç telinin ayrıldığı yerden yeni bir saç çıkar ve böylelikle yeni bir döngü başlar.
 Saçlar insanlarin kişiliklerini ifade  edebilmek ve cinsiyetlerini ortaya koymak  icin bir araç olabilir. Kılların, koruma, ısı  kaybını önleme veya kamuflaj gibi  görevleri artık insanlar için pek önemli  değildir. Saçın normal ve sağlıklı  görünümü, sosyal ve kişisel ilişkilerde   önemlidir. Kılların, sadece biyolojik olarak  değil, aynı zamanda psikolojik yönleri ön  plana çıkmıştır. Belirli saç modelleri sosyal  grupları, kişisel veya sosyal bir tavrı, hatta  sadece bir duyguyu ifade etmek veya karşı cinsin dikkatini çekmek için  kullanılmaktadır. Kadınlar için yüz veya vücutlarındaki aşırı kıllanma ne kadar can  sıkıcı bir durumsa, erkekler için de sakal, saç ve vücut kıllarının olmaması veya  dökülmesi o kadar sıkıntı kaynağı olabilir.    
Dermatoloji & Kozmetoloji Uzmanından en tarafsız kaynak.

Saç Problemleri

Normal Saç Dökülmesi

Saçlar yaşam döngülerinin sonunda  kendiliğinden veya dış etkilerle (tarama, yıkama,  fırçalama) dökülür. Dinlenme evresinde saçın,  köküyle olan bağlantısı gevşer ve saç kökü cilt  yüzeyine doğru ilerler. Bu sürecin sonunda saç  teli düşer. Bu şekilde her gün 50-150 arası saç  telinin dökülmesi normaldir. Takip eden  günlerde saç kökü, dökülenin yerini almak üzere  yeni bir saç çıkarır. Yeni doğan bebeklerin ilk  birkaç gününde görülen ani saç dökülmesi veya  hamile bir kadında doğumun hemen ertesinde  görülen yaygın saç dökülmesi büyük hastalık ve  ameliyatlardan 3-4 ay sonra aşırı saç dökülmesi  normaldir. Erişkinliğe doğru düz ön saç çizgisinin  kaybolması da fizyolojik saç dökülmesi olarak  kabul edilir, fakat bu saç dökülmesi geri  dönüşümlü değildir.

Muayene Yöntemleri

Biyopsi, Saç Çekme, Saç Koparma, Saç  Büyümesinin Ölçülmesi, Fototrikogram, klinik değerlendirmede  androjenik alopesinin değerlendirilmesinde  kullanılır. Telojen saç yüzdesinin %10 dan az ve  kıl yoğunluğunun 180-200 adet/cm2 den az  olması erken saç kaybını gösterir. Polarize ışık ile inceleme Mikroskop altında saçın incelenmesidir. Burada  özellikle genetik saç bozuklukları görülebilir.  Basit yöntemdir ancak saç kökü hakkında direkt  bilgi verir.

Saç Dökülme Tipi

Saç dökülmesinin en sık sebeplerinden biri “Telogen Effulium” diğeri  “Androjenik Alopesi” dir. Hormonal problemler saç dökülmesine neden  olabilir. Eğer tiroid beziniz az yada çok çalışıyorsa, saç kaybı olabilir. Bu saç  kaybı tiroid tedavisi ile geri dönüşümlüdür. Saç kaybı erkek (androjen) yada  kadın  (östrojen) hormonlarındaki düzensizlik ile de görülebilir.

Telogen effluvium

Telogen effluvium, uzun bir dönem içinde saçta  yaygın olarak görülen incelme ve dökülmedir.   Normalde saçların çoğu anagen fazda iken %15'i  gerileme fazındadır. Bu tip etkenler saç siklusunu  bozarlar. Saç anagen (büyüme) döneminde iken  durur ve telogen (gerileme) faza geçer. Bir kaç ay  içinde de saç dökülür. Uzun süreli ciddi bir  enfeksiyon, bir ameliyat veya psikolojik ağır bir  stresden  2-3 ay sonra meydana gelen yaygın saç  dökülmesi vardır. Bu dökülme özellikle  kadınlarda doğum yaptıktan sonra görülen  ani  hormon değişikliklerine de bağlı olabilir.  Kemoterapi,kansızlık, tiroid hastalıkları,ağır  diyetler, demir veya çinko eksikliği, bazı ilaçlar,  zehirlenmeler, düşük  radyasyon bu tip bir  dökülmeye neden olabilir. Nedenin saptanması  ve tedavi uygulanmasından birkaç ay sonra  saçlar normale dönebilir. İlaçlara bağlı:  Antimitotikler Heparin  Karbimazol İsotretionin  Beta blokerler  Amfetaminler Warfarin  Propiltiourasil  Vitamin A   Etretinate Levodopa  Talyum   Yetersiz beslenme: Anormal yeme alışkanlıkları  ağır proteinden fakir dietlerlerin ardından  vücudun tolere edebileceği 2-3 ay sonrası saç  dökülmesi ortaya çıkar. Protein eksiklikleri  dışında emilim bozukluğu,yetersiz alımı veya  kanamaya bağlı demirin eksikliği ve çinkonun  yetersiz alımı dökülmeye sebep olabilir. Gebelik ve Doğum Kontrolü: Gebelikden  veya   yeni başlanan bir doğum kontol hapından 2-3 ay  sonrasında saç dökülmeleri  hormonal  değişikliklere bağlı olarak görülebilir.

Androjenik Alopesi

Androjenler  (testosteron, dihidrotestosteron)  saç büyüme siklusu'nun en önemli kontrol  faktörleridir.  Androgenetik saç dökülmesi tüm  dünyada erkek ve kadınlarda en sık görülen saç  dökülmesi tipidir. Androjenik saç dökülmesi veya  kellik, ya da erkek tipi saç dökülmesi olarak da  adlandırılır. Androjenler, sakal, bıyık, koltukaltı ve  pubis  kılları için  gereklidir. Saç kılının büyümesi  androjene bağımlı değildir fakat androjenler  erkek ve kadın tipi saç dökülmesinde rol alırlar.  Erkek tipi saç dökülmesinde kalıtsal gen geçişi  esastır. Erkek tipi saç dökülmesi olan erkeklerde  saç kaybı, ergenliğe geçiş sonrası androjenlerin  yükselmesi ile herhangi bir zamanda başlayabilir.  Androgenler normal miktarda bile olsalar eğer  saç dökülmesi geni mevcutsa, erkek tipi saç  dökülmesi oluşacaktır. Genellikle ilk değişiklik  şakak ve alın köşe bölgelerindeki gerilemedir.  Sadece şakak ve alın köşe bölgelerindeki  gerileme ile kalan daha ileri safhalara geçmeyen  erkekler de vardır. Saç kaybının yaş artışı ile sınırlanma eğilimine  rağmen, erken yaşta erkek tipi saç dökülmesi  olan erkeklerde saç kaybının miktarı ve gidişinin  öngörülebilmesi mümkün değildir. Genel olarak,  saçlarını 20'li yaşlarında kaybedenlerde, saç  dökülmesinin ileri derecede olacağı söylenebilir.  Bazı erkeklerde, erkek tipi saç dökülmesi'nin  başlaması 40'lı yaşlara kadar gecikebilir.  Hatırlamada kolaylık olarak genellikle yaş ile  dökülme yüzdesi rakamı karşılaştırılabilir. Bu  oran kullanılarak 50'li yaşlarındaki bir erkekte  %50 oranında değişen derecelerde erkek tipi saç  dökülmesi görülmesi beklenebilir. Kadınlar için  bu oran %40 dır.  Kadın tipi saç dökülmesi erkek tipi saç  dökülmesinden farklıdır. Genellikle erkeklerden  daha geç yaşta, yirmili yaşların sonu ile kırklı  yaşlar arasında, görülür. Genellikle, doğum  kontrol hapı kullanımı, doğum sonrası, menapoz  dönemi civarı ve menapoz sonrası gibi hormonal  değişiklik zamanlarında görülür.  Alın köşelerinde  açılma (gerileme) erkeklere oranla çok az  görülür. Kadınlarda saç çizgisi genellikle yerini  korur. Erkeklerdeki gibi tüm saçlı deride saç  dökülme riski vardır.  Erkeklerdeki önden  açılmaya zıt olarak kadınlarda genel bir seyrelme  görülür. Kadınlarda da erkeklerdeki kadar sık  görülmektedir. Kadınlardaki saç kaybı özellikle  menapoz döneminde belirginleşir. Androgenler,  erkeklerde saç kaybı oluşturan aynı mekanizma  ile kadınlardaki saç kaybından sorumludur.  Kadınlar, overler ve adrenal bez ile az miktarda  androgen üretirler.  Overler ve adrenal bez  dışında androgenlere dönüştürülen ön  hormonlar da overlerde oluşturulur. Kadınlar,  kadın tipi saç dökülmesi nedeni ile nadiren bir  bölgede saçlarının tamamını kaybederler. Eğer  kaybederler ise sebep olarak altta yatan patolojik  bir başka neden aranmalıdır. Kadında, içinde  etkilenmeyen saç bölgeleri olan, saç folikülü  minyatürizasyonu gelişimi daha nadirdir. Normal  kalınlıktaki saçlar, ince, küçük çaplı saçlarla  karışık olarak bulunur. Sonuç, total saç kaybından ziyade saç  yoğunluğunda azalmadır. Saç büyüme siklusu  erkeklerdeki gibi etkilenir. Büyüme (anagen) fazı  kısalarak kısa saçlarda artış ve dinlenme  (telogen) fazı artarak saç seyrekliği görülür. Saç  kaybının, anormal hormon azlığı ya da  fazlalığından olduğu düşünülüyorsa, hormon  seviyeleri ölçülmelidir.

Anagen Effluvium

 Tüm kemopterapi ajanlarının az dozlarda telogen effluvium yaparken daha  yüksek dozlarda anagen effluviuma neden olurlar. Kolşisin kullanımı, insektisid  zehirlenmeleri, arsenik, borik asid ve bazı bitki zehirleri, radyasyon, çok ciddi  açlıklar  anagen effluviuma neden olur. Bu dökülme tipinde saç anagen  dönemde tahrip olarak telogen dönemi atlar ve ani çok fazla %90 lara varan  saç kaybı ortaya çıkar.

Alopesi Areata

Hastalarda genellikle madeni para büyüklüğünde, yani 2.5 santimetre çapında  bir veya daha fazla dairesel alanda saç dökülmesi görülür.Herhangi bir alanda  saç kaybı oluşturabilen, tekrarlayıcı bir hastalıktır. En çok her iki cinsten genç  ve orta yaşlı erişkinlerde görülür.  tüm saçların kaybına kadar ilerleyebilir  (alopecia totalis). Çoğu vaka kendiliğinden iyileşir. Bu hastalığın nedeni tam  olarak bilinmese de, bu saç dökülmesinden, yalnızca saçları etkileyen bir  otoimmün süreç sorumlu tutulmaktadır. Hastalar, hastalık nedeni olarak  sıklıkla stres ve kaygıyı suçlarlar.  

Çekilmeye Bağlı Saç Dökülmesi 

(Traction Alopecia)

Traction Alopecia saç foliküllerinin kronik çekilmesi ile oluşur. Sıklıkla  kadınlarda, saçları sıkıca bağlama ve benzeri uygulamalar ile oluşur. Genellikle  saç çizgisi boyunca oluşur. Trichotillomania, bir grup akıl hastalığında  (compulsive), hastaların saçlarını çekip kopartması ile oluşan, sıklıkla acaip  şekilde görünen bir saç kaybı tipidir.

Mantar Enfeksiyonları

Bazı mantar enfeksiyonları kızarıklık pullanma  yama şeklinde çocuklarda saç  dökülmelerine sebep olacaktır. İlaç tedavisi sonrası  saç tekrar çıkar.

Yara dokusu nedeni ile saç

dökülmesi

Tüm nedbe dokusu oluşturan sebepler saç folikülüne de hasar verebilir ve saç  dökülmesine neden olur. Oluşan saç dökülmesi kalıcıdır, geriye dönmez.  Nedbe dokusu oluşturarak saç dökülmesine sebep olan hastalıklar şunlardır: Primer veya sistemik deri hastalıkları Cutenous Lupus, Liken Planus,  Folliculitis, Follikülitis Dekalvans, Pseudo pelade, Linear Skleroderma , Lupus  Eritematosus, Sarkoidozis, Deri metastazı, Morfea, Liken sklerosus,  Amiloidosis, Graft versus host reaksiyonu, Pemfigoid (skatrisyel)    Genetik hastalıklar Darier hastalığı, Keratosis follikülaris, spinulosa  dekalvans, Kondrodisplazi punktata (X'e bağlı dominant form)  Epidermolizis  bülloza, İktiyozis, Inkontinesiya pigmenti Tümörler  Bazal hücreli karsinom, Adneks tümörleri, Yassı hücreli karsinom*  Hemanjiom, Lenfoma, Metastatik karsinom   İnfeksiyon hastalıkları  Lepra, Tersiyer sifiliz, Zoster, Dermofitler, Fronkül,  Karbonkül,, Lupus vulgaris,* Perifollikulit Fiziksel hasar İyonizan ışın, Termal yanık, Kimyasal hasar, Mekanik travma saça  uygulanan kimyasal işlemler. Aşırı güneş ve tuzlu su (sörfçü saçı)

Alopesinin Tedavisi

Burada anlatılan tedaviler yalnızca bilgi  amaçlıdır. Sizi muayene ederek  değerlendirecek ve uygun tedaviyi buna göre verecek olanlar Dermatoloji veya  Plastik cerrahi uzmanlarıdır. Bilinçsizce, uzman doktorların kontrolü dışında  yapılan tedaviler geri dönüşümsüz kötü sonuçlar doğurabilir.  * Saç dökülmesinde doğru tanı ve tedavi yapılsa da dökülme 3-4 ay daha devam  edebilir. Tedavide sabırlı olmak gerekir.

İlaçlarla Tedavi

Telogen effluvium gibi saçların inceldiği ve döküldüğü durumların nedenlerinden  biri saçların yeterince beslenememesidir. Saçlar kan dolaşımı vasıtası ile yalnızca  diplerinden beslenir.  Dışarıdan yapılan krem losyon gibi uygulamalar çoğunlukla  geçici bir etki gösterecek ya da yeterli olmayacaktır. Saç bakım ürünleri bir süre  saçların iyi görünmesini sağlayabilir.Bunun dışında kalıcı bir fayda  sağlamazlar.Saçınız için gerekli maddeleri ağız yolu ile alabilirsiniz. Saç  dökülmesinde tedavi seçenekleri nedene yönelik olmalıdır. Örneğin demir  eksikliği varsa önce bu tedavi edilmelidir. Kalsiyum,demir,selenyum, çinko, p- aminobenzoik asit, keratin, sistin ve tiamin gibi maddelerin ağız yoluyla alımı  gerekli olabilir.  Piyasada saç dökülmesi için üretilmiş çok sayıda ilaç vardır ama ne yazık ki  bugüne kadar FDA onaylı yalnızca iki ilaç Finasterid-DHT-inhibitor ve minoxidil  üretilebilmiştir. Bu ilaçlarda başka amaçlı araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır ve  dökülen, tamamen yok olan saçlar üzerinde etkili değildirler. Yalnızca androjenik  alopeside etkilidirler. Dökülmekte olan cansız saçları kuvvetlendirir, saç dökülme  hızını yavaşlatır ve kısa dönem önce dökülmüş hala ölmemiş olan kıl köklerinden  saç çıkmasını sağlayabilir.  

Finasteride

5-alfa-redüktaz enzim baskılayıcısı etkisi ile androjen blokeri olan   Finasteride(Propecia)  günde 1 mg olarak hastalar tarafından kullanılabilinir. Finasteride 5-alfa-redüktazi baskılayarak DHT (dehidrotestesteron)'un duyarlı saç  köklerini yok edici etkisini ortadan kaldırmakta, saç döngüsünü uzatmakta ve  incelmiş, keratin tabakası zarar görmüş saçları uzun süre kullanımda  canladırmaktadır. % 1-3 arasında seksüel aktiviteyi kısıtlayıcı yan etkisi rapor  edilmiştir. Finasteride kullanımı kesildiğinde saçlarin yine cansız,incelmiş  yapisina geri döndüğü de bilinmektedir.Kadınlarda ve çocuklarda  kullanılmıyor. Gebelerde teratojenik etki gösterebiliyor. Yıllık kullanım bedeli  yaklaşık 600 dolar civarında

Minoxidilin 

Minoksidil normalde hipertansiyon tedavisi için tıpta kullanılan ama yan etkisi  hipertirikoz(kıllanma) olan bir ilaçtir.Biyolojik cevap düzenleyicisi olan  Minoxidil  androgenetik saç dökülmesi nedeniyle küçülmüş olan kıl köklerini büyütür ve  yeniden güçlendirir. Ayrıca kılların büyüme fazını uzatarak, belli bir uzunluga  gelmeden dökülmesini engeller. Damar genişletici etkisi ile saçlı derideki kan  akımını artırdığı veya direkt bir etki gösterdiği tartışılmalıdır. %2 ve %5’lik  konsantrasyonlar halinde piyasada mevcuttur.  Erkekler için %5 ve %2 lik  solusyonların herikisi de kullanabilir, kadınlarda ise %2 lik solusyon  önerilmektedir. Minoxidil su, alkol ve glycol karışımının içinde, saçsız bölgeye  sürülen bir losyon olarak kullanılmaktadır. Bazı ilaçlarla birlikte, Bazı beslenme  bozukluklarında, kanser tedavisi sırasında, hipotrioidide, hamilelikte ve emziren  kadınlarda,50 yaşın üzerinde kullanılması sakıncalıdır. Minoxidil istenmeyen  bölgelerde de kıllanma yapabilir. Alın bölgesinde değil, tepe bölgesindeki saç  dökülmelerinde daha etkili olduğunu bilinmektedir. İlac en az 4 ay  kullanılmalıdır.İlk aylarda dökülmeyi arttırabilir. Ancak kullanılmaya devam  edildiğinde dökülme duracaktır. Minoxidilin mevcut saçların dökülmesini önleyici  ve zayıf olanları kuvvetlendirici bir etkisi vardır. Ancak ilaç bırakıldığında saçlar  yine eski haline dönmektedir Yıllık kullanım bedeli 300 dolar civarında (muadilleri  kullanılırsa 150 dolar) 35 yaşın üzerindeki kadınlarda görülen androjenik  alopeside ilk seçenek olmalıdır. Bir yıl sonra cevap alınmazsa spironolakton  eklenebilir.

Spironolakton 

Birincil olarak saç dökülmesi tedavisi için önerilen bir ilaç değildir.Yüksek  tansiyon tedavisinde kullanılır. Ancak bazı sınırlı sayıda araştırmalarsa saç  dökülmesini önlediği tespit edilmiştir.

Azeleik Asit  

Azelaik piyasada %20lik krem formunda bulunan ve sivilce tedavisinde kullanılan  bir ilaçtır. Yan etki olarak kıllanmayı artırdığı tespit edildiğinden saç dökülmesi  tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Yan etki olarak deride döküntü,  dermatit ve deri renginde açılma gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları  gözlenmektedir.

Cimetidine

Cimetidine mide asit salgısını azaltığı için ülser tedavisinde kullanılır. Yan etki  olarak kıllanmayı artırır.

Tretinoin

Tretinoin akne ve bazı baska cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Bu  endikasyonlarının yanında saçın damarsal ve hücresel gelişmesini sağladığı için  saçsızlık tedavisinde de kullanılabilir.Yan etki olarak deri renginde değişiklik ve  derinin ışığa hassasiyetine neden olur.

Ketokonazol 

Ketokonazol mantar enfeksiyonlarında kullanılan bir ilaçtır. Krem, şampuan ve  tablet formları vardır. Krem veya şampuan formlarını saça herhangi bir etkisi  yoktur. Tablet formunun ise testosteron üretimini azaltıcı anti- androjen etkiye  sahip oldugu bilinmektedir. Aşırı kullanım ve hassasiyet sonucu karaciger  yetmezligi yapabilir.

Cyprotereone acetate

Bir doğum kontrol hapıdır.  Vücutta kıllanma yapar. Kadınların vücudunda az  miktarda bulunan erkeklik hormonlarını bloke eder. 35 yaş öncesi androjenik saç  dökülmesi olan kadınlarda  ethinyl estradiol ve bu ilaç kullanılabilir. Sarılık,  migren, kaşıntı gibi yan etkileri vardır Flutamide  Prostat kanseri gibi bazı hastalıkların tedavisi için geliştirilmiş bir ilaçtır.  Hücrelerde androjen moleküllerinin bağlanmasını engeller.

SADBE ( Squaric Acid Dibuttyl

Ester)

 Haricen uygulandığında hastaların bu cilt bölgesinde allerjik kontakt dermatit  oluşturan bir maddedir. Diğer tedavilere dirençli Alopeci areata hastalarının  tedavisinde denenmiştir. Hastaların üçte birinden yanıt alınmıştır.   

Cerrahi Tedaviler

İlk saç nakli 1822 tarihinden günümüze kadar saç nakilleri yapılmıştır. Son  yıllarda  mikrocerrahi yöntemleri kullanılmaya başlanmıştır. Daha önce kullanılan  yöntemler oldukça zor ve ağır operasyonlarken son yıllarda geliştirilen  yöntemlerle daha hafif, komplikasyon riski olmayan ve doğal görüntü oluşturan  teknikler ortaya koymuştur:  Strip excision (şerit operasyonu) olarak bilinen,  başın saçlı bölgesinden 10-12 cm uzunluğunda, 1-3 cm genişliğinde makrograft  alıp, bu makrograftin içinde yer alan saç köklerini laboratuar koşullarında  mikroskoplar yardımıyla ayırıp, başın  saçsız bölgesine naklederek yapılan  operasyonlardır. Strip operasyonu ile alınan makrogreftin bıraktığı büyük boşluk  dikişle kapatılmaktadır. Eskiden sık olarak uygulanan bu cerrahi yöntem artık  yerini daha başarılı olan FUE ve FIT yöntemlerine bırakmaktadır. 

FUE ve FIT Saç Ekme

Teknikleri

Dünyada uygulanan son saç ekimi teknikleri olan Follicular Unit Extraction yani  FUE ve Follıcular Isolation Technique yani FIT hem saçı alırken hem de alınan saçı  ekerken doğal sonuçlar üreten  saç ekimi girişimleridir. Özel iğnelerle başın ve  gövdenin saç bulunan  bölgelerindeki saç köklerini ,  uygulanan bölgede  yara izi  bırakmadan tek tek çıkararak ve  elde edilen saç köklerini yine çapı  çok ince iğnelerle ekime dayanır,  bıçak dikiş kullanılmaz ve   komplikasyon çok daha azdır. Ayrıca  vücudun diğer kılları da ekim için  kullanılabilir.  

Kafa Derisi Gerdirme

,esnetme ve çekme

Bu yöntem kafa derisindeki açık alanın  küçültülmesi amacıyla uygulanır. Açık alanı  yeterince küçültebilmek için 3-5 ay aralarla bir  kaç defa tekrarlanmalıdır. Alan yeterince  küçülünce kalan bölgeye saç ekimi yapılır. Esnetme ve çekme  yönteminde ise Ekspender  yardımıyla saçlı bölgenin kafa derisi genişletilir. Daha sonra açık alan çıkartılarak  genişletilen saçlı bölge karşılıklı olarak dikilir. Bu yöntemde kafa derisine  yerleştirilen balonlar zaman zaman belli aralıklarla şişirilir. Bu istenmeyen bir  görünüm oluşturabilir.

Flep Yöntemi 

Bu yöntem ile dökülme olasılığı az olan bölgeden bir  parçanın kaldırılarak damar yapısı bozulmadan ve  tamamen bağlantı koparılmadan açık alana tranferi  yapılır. Doğal olmayan bir görüntü ve dikiş izlerinin  belirgin olması nedeniyle çok kullanılan bir yöntem  değildir.

Makrogrefting Yöntemi

Kafa derisinin arka bölgesinden alınan bütün flep 15-20 saç teli bulunan  makrofleplere bölünür ve açık bölgeye nakledilir. Doğal olmayan bir sonuç  ortaya çıktığından artık çok sık olarak kullanılmamaktadır. 

Cerrahi Olmayan Saç Ekleme yöntemleri

Cerrahi olmayan saç ekleme yöntemleri farklı adlar alabilir: peruk, tepe saçı, saç  eklentisi, saç protezi, vs. Bu malzemeleri varolan saçlara ya da kafa derisine  tutturmak için kullanılar çeşitli yöntemler mevcuttur:  Varolan Saça Ekleme: Eklenecek saç malzemesinin varolan saçlara sıkıca  bağlanması esasına dayanan tekniğe genel olarak saç dokuması denir. Altı-sekiz  haftada bir yeniden sıkılaştırılmalıdır.  Deriye Yapıştırma: Saç iki taraflı bantlar veya özel yapıştırıcılar yardımıyla  yapıştırılabilir. Bu tekniğin temel problemi peruğun kolayca çıkabilmesidir.

Yapay Saç Telleri ve Sew-on

 Sew-On olarak anlandırılan sistem peruğun saçsız deriye cerrahi dikişle  tutturulması yada demetler halindeki yapay saç tellerinin saçsız kafa derisine  ekilmesidir. Bu yöntemler A.B.D.’de ve pek çok ülkede yasaklanmıstır. Uygulanan  cerrahi dikişlerin deride kronik enfeksiyona yol açma riski çok yüksektir. Saç Seyrelmesini Kamufle Eden Kozmetik Yöntemler  Kısa saçlar daha gür görünür.Saçı açık bir renge boyamak deri ile saç arasindaki  kontrastı azaltır.Sprey, krem veya toz halinde satılan bazı kozmetik ürünler saçın  altındaki deriyi boyayarak, saçla arasındaki kontrastı azaltmaktadirlar.

Peruk, Protez ve Suni Saç

 Saçların uzun ve yorucu bakım gerektirmesi,  cildin hava temasının kesilmesi  yada azalması, saçlı derinin temizlik işlemlerinin yapılamaması, protezlerde  kullanılan yapışkan maddelerin cilde verdiği zarar, cildin enfeksiyon kapma riski  mevcuttur.

İmplant Yöntemi 

Poliamid yapay fibre implantı (suni saç nakli) androjenik alopezi ve diğer bazı saç  dökülme problemi olan kişilerde uygulama kolaylığı ve hemen sonuç  alınabilmesiyle diğer bazı yöntemlere üstünlük sağlamıştır. Bu yöntemin uygulanabilmesi için uygun hasta, doğru teknik ve ekim sonrasında  protokole uyma zorunluluğu vardır. Bu teknik kullanılmadan önce 100 saç teli  kadar ön ekim yapılmalı, yabancı cisim reaksiyonunun oluşup oluşmayacağı iyice  araştırılmalıdır. Ekilen suni saçın uzamaması, enfeksiyon riski, daha pahalı bir  yöntem olması ve yabancı cisim reaksiyonu oluşması gibi sakıncaları vardır. 

Saç Dökülmesi İçin Doğal Tedaviler

 Haklarındaki bilgilerin kısıtlı olduğu birçok tedavi saç dökülmesi için  önerilmiştir.Bunlarla ilgili yapılan çalışmalar  çok sınırlı olduğu için  sonuçları  hakkında da yeterli bilgi yoktur.  Yılan Yağı:  %40'ı yılan yağı olan ve doğal maddelerden yapılmış yılan yağı saç dökülen alana  sürülüp 3 saat sonra yıkanıyor  Çinko:  Çinko aynı zamanda çok etkili bir anti-androjen olan bir vitamin-mineraldir.  Çinko, B6 vitaminiyle birlikte kullanıldığında 5 alfa-redüktaz enzimini bloke  ederek testosteronun DHT’ye dönüşmesini engeller. Ne var ki çinkonun  androgenetik saç dökülmesine karşı etkinliğini ortaya koyan çok az sayıda  araştırma mevcuttur.Propecia gibi başka 5 alfa- redüktaz inhibitörleriyle  karşılaştırıldığında çinko çok daha güvenlidir, çünkü çinko vücudumuzda zaten  bulunmakta olan bir vitamindir ve yan etkisi yoktur. Saw Palmetto:  Cüce Amerikan hurması olarak da bilinen palmiye türü bir ağacın meyvelerinden  elde edilen özütü, tablet haline getirilmiştir. Anti-androjen olarak bilinmektedir.  Saç dökülmesi tedavisindeki etkinliğini kanıtlamaya yönelik bir çalışma yok Radix:  Cinsiyet hormonlarının kanda taşınabilmesini sağlayan bir proteinin aktivitesini  ve testosteron bağlama özelliğini etkileyen bir bitki türüdür.  B6 Vıtamini:  Çalışmalar çinko ile birlikte kullanılan B6 vitamininin testosteronun ciltte DHT’ye  dönüşmesini engellediğini göstermektedir. Bu nedenle bu ikilinin akne ve  androgenetik saç dökülmesi gibi androjenlere bağlı durumların tedavisinde etkili  olduğu söylenmektedir. Balkabağı Çekirdeği Yağı:  Amerika’da yetişen bir tür bal kabağı türü olan (Pumpkin) çekirdeğinden çıkarılan  yağ kullanılmaktadır. Anti-androjen etkiye sahiptir. Saç dökülmesi tedavisinde  kullanılır. Yeşil Çay (Camelia sinensis):  Japonya ve bazı Asya ülkelerinde oldukça boldur. Günlük kullanımı son derece  yaygındır. Yeşil çayın bir çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Bu yüzden çok iyi  araştırılmıştır.Yeşil çayın yağı anti- androjenik etkiye sahip olduğunu öne  sürmektedirler. Bu iddia sayesinde, etkinliğini doğrudan ispatlayan hiçbir çalışma  olmamasına rağmen yeşil çay androgenetik saç dökülmesinin popüler  tedavilerinden biri haline geldi. Yeşil çay içeren bazı şampuanların saça ve deriye  faydalı olduğu söylenmektedir. Proanthocyanidins:  Üzüm  ekstresinden elde edilen bu madde saç folikullerini uyarmaktadır.

Saçlarda Beyazlaşma

Saç beyazlaması muhtemelen genetik nedenlerden oluşur. Bazı hastalıklar  (pernicious anemia, hiper/hipo-tiroidizm, osteopeni, progeri ve pangeri  ,savunma sistemi bozuklukları yapan durumlar, protein eksikliği, koroner kalp  hastalıkları, B12 eksikliği yapan barsak hastalıkları, mantar hastalıkları ) ilaç  kullanımı sigara erken dönemde beyazlaşmalara neden olabilir. Normalde saçlar  ortalama 34 (+/- 9) yaşlarında beyazlar. Werner’s sendromu Böök’s sendromu  Cri-du- chat sendromu Griscelli hastalığı nörofibromatozis ve tuberos sklerozis  erken beyazlaşmanın görülebildiği durumlardır. Vitiligo ve amelanotik nevüsler  saçlarda beyaz alanlara neden olabilir.
ANAGEN KATAGEN TELOGEN ANAGEN