© WWW.CILTUZMANI.COM    Copyright © 2007 [ciltuzmani.com]. All rights reserved
Made by Babur
Cilt Uzmanı Uzm. Dr. Babür Süer Dermatoloji & Estetik Dermatoloji Uzmanından en tarafsız kaynak.

Dermatolojik

Lazer kullanımı

Lazer İngilizce, LASER, "Light Amplification by the Stimulated Emission of Radiation" kelimelerinin  baş harflerinin birleşmesinden oluşan bir kısaltmadır. Albert Einstein 1917 yılında "The Quantum  Theory of Radiation” adlı konsepti ile lazerin ilk işaretlerini vermiştir. 1959 da Dr. Charles H. Townes   bu  konseptden MASER (Microwave Amplification)cihazını geliştirdi. Ancak aynı  dönemde Rusyada  Nikolay Basov ve Aleksandr Prokhorov tarafından da  bu cihaz geliştirilmişti. Bu üç bilim insanı lazerin gelişimine  katkılarından dolayı 1964 yılında Nobel Fizik ödülü alacaklardır.   MASER in ardından 1960 yılında Amerikalı Theodore Maiman ilk  lazeri keşfederken, askeri endüstriyel alanda böyle başarılı  olacağını herhalde tahmin etmesi zordu. Hemen bir yıl sonra 1961  de Cincinnati Üniversitesinden Dr Leonard Goldman tarafından  Ruby lazer dövme ve diğer pigmente lezyonların tedavisinde ilk kez  kullanıldı.     O günden bu yana, lazerin birçok yeni kullanım alanı keşfedildi. Artık  hayatımızda önemli bir yeri var. Lazerler dalga boylarına göre  sınıflandırılmaktadır. 400-700nm dalga boyundaki tüm lazerler gözle görülebilir bir  renk üretmektedir. 400nm mavi 630nm ise kırmızı ışık verir. Bazen bu görsel özellikleri nedeni ile  kullanılsa da aslında bu özel ışınlar, günlük hayatımıza girmiş durumdadır.  Lazer ışınları yazabilir, okuyabilir, ölçebilir,  kesebilir veya tedavi edebilir. Bu ışınlar, hem bir demirde hem de insan damarlarında veya göz  ameliyatlarında aynı mükemmellikte çalışabiliyor. Tüm lazerlerde ilke aynıdır. Atomlara ışık yaymaya başlayana kadar enerji pompalanır. Oluşan bu  ışık, aynalarla iyice güçlendirilir. Enerji, yakut lazerde, xenon lambası ile; neodiyum YAG lazerde ise  flaş lambası veya diod lazerlerle pompalanır, gaz lazerler de ise hızlanmış elektronlar vasıtası ile  pompalanır. Lazer malzemesi, ışığın dalga boyunu da belirler. Bir atom, enerjiyle pompalanınca  daha fazla enerji alamaz. Böyle bir atom zorunlu olarak enerjisini ışık olarak verir ve çarpıştığı dalga  ile aynı frekans ve fazda iki ışık dalgası yayınlanır. Çarpışmaları arttırmak ve sonuçta daha çok ışık kazanmak için, lazerin karşılıklı iki kenarına paralel  iki ayna yerleştirilir: Bu aynalardan birine çarpan ışık dalgası, karşıdaki aynaya yansır , sürekli iki  ayna arasında gidip gelir, dışarı çıkamaz. Işın parçacıkları, lazerin yapımında kullanılan malzemenin  içinden geçerken, yolunun üzerinde enerji pompalanmış diğer atomlara çarpar ve onların da, fazla  enerjilerini ışık olarak yaymaları için zorlar. Bu şekilde ışık yayan atomların sayısı ve ışığın miktarı  sürekli artar. (light amplication by stimulated emission of radiation) Ancak, iki ayna arasında tutsak  olan ve gittikçe güçlenen ışınla bir şey yapabilmek için bu iki aynadan biri yarı geçirgen olmalıdır.  Buradan geçebilen ışına “eş evreli” denir. Işığın dalga boyu ve ritmi aynıdır. Dalgalar tamamen  birbirine paralel ilerler. Sürekli gelen ışınlar yerine çok kısa enerji transferi yapan “puls” lazer  ışınları, Chrom- Colquiriit kristali, neodmiyum-YAG veya titan- safir kristali gibi, içlerinde ışığın çok hızlı  yansıdığı malzemelerle yapılabilmektedir. Günümüzde, atım süreleri iyice kısaldı ve yeni nesil nanosaniyelik atımlı lazerler ortaya  çıktı. Tıkanmış damarlar açılabilir, en ince damarlar kesilebilir. İşlem sırasında, çevre doku  zedelenmez. Bu özellik lazeri, göz tedavisinde çok populer bir hale getirmektedir. Bütün  araştırmalar sırasında bilim adamları, attosaniyelik (nanosaniyenin milyarda biri) atımlara sahip  lazerler ile DNA'lar kesilebilecek ve modifiye edilebilecek. Bu lazerler ile hücre çekirdeğine girip  müdahale etmek de mümkün olacak. 
Lazerin Kullanım Alanları Dermatolojik ve Kozmetik Amaçlı Lazer Kullanımı Lazerler dokuda ısı ile kontrollü değişikler oluşturduğu için tıbbi uygulamalarda  kullanılmaktadır. Lazer tedavisini anlamak için ışın- doku arasındaki ilişkiyi anlamak gereklidir. Bunlar  Foto-termal, fotokimyasal ve foto-akustik etkilerdir.  Lazerin belli bir renge yönlemesi tedavide kullanım  şeklini  belirlemektedir. Buna seçici fototermoliz adı  verilir. Dalgaboyu: Dalgaboyu, ışını emerek belirli bir  doku etkisini oluşturacak ana renk dalgasını belirler.  Yeşil ışık melanini, sarı hemoglobini ve infrared ışın  ise suyu ve hemoglobini hedefler. Epidermisdeki en  önemli renk maddeleri melanin ve hemoglobindir.  Hemoglobinin emilim spektrumu 415, 542, ve 577  nm'de en yüksektir. Buna karşılık melaninin emilimi  ultraviolet bölgesinde maksimumdur ve görülebilen  ışık bölgesine doğru tedrici olarak azalır. Ve infrared  bölge yakınlarına kadar devam eder. Seçici hasar  için  eşik değeri ışığın dalgaboyuna bağlıdır. Daha  uzun dalga boylarında aynı oranda emilimi için  daha uzun atım süreleri gerekmektedir.    Penetrasyon: Farklı dalga boylarının derideki  penetrasyon derinliği de farklıdır. İnfrared ışığa  yakın olanlar daha derine penetre olabilir. Lazerin  uygulandığı spot boyu enerji iletiminin farklılıklarına  neden olur;daha küçük spot boyu enerjinin belirli bir  alana daha konsantre biçimde gönderilmesine  neden olurken daha büyük spot boyu enerjinin daha  geniş alana dağılımını sağlar.                                                                                        Puls-genişliği (atım süresi) Patolojik dokunun  yıkımı sırasında çevre dokuya çok az zarar vermek  tıbbi uygulamaların en önemli amacıdır. Uygulanan  alanda yalnızca belli bir bölge lazer ışınını  emecektir. Isı uygulama sırasında başlangıçta  hedef dokuya sınırlıdır. Uygulama devam ettikçe ısı  çevresindeki dokuya da zarar vermeye  başlayacaktır. Bu nedenle atım süresi hedeflenen  dokunun termal relaksasyon (kendine gelme) zamanından kısa olmalıdır. Lazerlerin atım  süreleri kısaldıkça hedef organda etki alanları da daralır. Nanosaniye veya daha kısa  süreler hücreden daha küçük yapılara , mikrosaniyeler hücre düzeyinde, milisaniyeler ise  kapiller olmayan damarlar ve diğer küçük yapılara etkilidir. Nanosaniye atımlı lazerler  hücreden küçük düzey mikrocerrahi için uygundur.   Soğutma teknolojisi: epidermis ve çevre dokunun korunarak yüksek enerjinin  verilebilmesini sağlar. Jeller, soğuk hava üfleyen veya sprey şeklinde olanlar kullanılabilir.

Lazerin Dermatolojik Kullanım Alanları

Damarsal lezyonlar Leke tedavisi Lazer Epilasyon Lipoliz / Sellulit Gerilme Çatlakları Gençleştirme Yeniden yüzeylendirme Dövme ve diğer lekelerin  tedavisinde

Leke Tedavisi

Lazerler Epilasyonda kullanılan lazerlerin atım süreleri genellikle milisaniyelerle ifade edilir. Ancak başta dövme  çıkartmak olmak üzere derideki koyu renkli lekeleri çıkartmak için kullanılan lazerlerde nanosaniyelerle  ifade edilen 1000 kat daha kısa atımlı cihazların kullanılması gerekir. Epilasyon da kullanılan lazerler  bu amaçla kullanılmaz. Leke tedavisinde kullanılanlar Q- anahtarlı lazerlerdir, Yeterince kısa atımlı ise  (nanosaniye) dermal melanositlerin, mavi-siyah dövmelerin, melanositik nevüslerin ve solar lentigoların  hatta 3-4 ay tedavi görmüş bir alandaki geçici postinflamatuar hiperpigmentasyonun tedavisi için uygun  olduğu gösterilmiştir. Posinflamatuar hiperpigmentasyon eğer 1 yıl içinde kaybolmazsa kalıcı olabilir.  Bununla birlikte, café-au-lait lekesindeki pigmentlerin tedaviye cevapları farklıdır. Melasma lazere  cevap vermez. Bu nedenle lazer tedavisinde başarı için doğru tanı önemlidir. Melanin-spesifik lazerler   Bu tür lazerler arasında , yalnızca üç tip Q-anahtarlı lazer tıbbi kullanım amacı ile bulunabilir. Q- switched ruby lazer, Q-switched Alexandrite lazer, Q-switched Nd:YAG lazer .     

Damarsal lezyonların  tedavisi

Damarsal lezyonların lazer tedavisi, kan tarafından seçici olarak emilerek damar duvarına verilecek ısı  zararına bağlıdır. Bu nedenle, damara özel lazerlerde atım-genişliği pigmente özel lazerlerden daha  fazla olmalıdır.(mikrosaniye). Çünkü damarsal lezyonlar için olan lazerlerin dalga boyu, derinin derin  bölgelerine penetre olamazsa tüm damarsal lezyonlar tedavi edilemez. Lazer veya fototerapik  epilasyon fazla kılların azaltılmasında etkili bir yol sunmaktadır. Milisaniyelik atım genişliği olan lazer  veya IPL cihazları ile cilt yenileme mümkündür. Bu ışık kaynakları cilde ağır zarar verebildiği için  uygulanan enerji azaltılmalı veya soğutucu cihazlarla birlikte kullanılmalıdır. Bu nedenle ışık kaynaklı  cilt yenilemenin klinik çalışma sonuçları çok çarpıcı değildir. Damarsal lezyonlar için kullanılan lazerler PDL lazer 585–600 nm  Long pulsed Nd:YAG lazer 1064  nm      Diode lazer 800–900 nm Alexandrite lazer 755 nm Intense pulsed light (IPL) 500–1200  nm KTP lazer 532 nm

Epilasyon 

İstenmeyen tüylerden kurtulmak için bölgenin traş edilmesi, cımbızla alma, kimyasal madde  uygulaması ve ağda  gibi yöntemler kullanılmaktadır Ancak tüm bunlar yalnızca geçici bir çözüm  sağlar.  Epilasyon için üretilmiş pekçok krem mevcuttur. Amerikan FDA kuruluşu tarafından onaylanan  tek tüy dökücü krem eflornithine hydrochloride'dir (Vaniqua)  ‘‘uyku hastalığı’’nın tedavisi için  üretilmiştir, ancak sonradan ilaç firmaları ilacın daha karlı olan ‘‘tüy dökücü’’ yan etkisini keşfettiler. Bu kremin de etkisi  kalıcı değildir. Geleneksel olarak uzun etkili tek tüy dökme yolu, iğneli epilasyon da denen elektrolizdir; hasta için daha sıkıntılı  olan bu işlem  zaman alıcı ve  küçük bölgeler ile sınırlıdır , her bir kıla işlem tek tek uygulanır.

Epilasyon için Lazer

 Lazer veya fototerapi ile foliküler melanin  tarafından iyi emilen dalga boyunda  yapılan epilasyon seçici fototermolizis  temeline dayanmaktadır. Atım süresi  seçici olarak hedef doku çevresine zarar  vermeyecek şekilde ayarlanır. Kıl  tarafından emilen ısının etkisi kök  hücrelere ulaşmalıdır. Nanosaniye veya  mikrosaniye atımlar kalıcı epilasyon için  kullanılmaz. Çünkü bu şekilde kıl yok  edilir ancak melanin içermeyen foliküler  kök hücreler sağlam kalır. Bu nedenle  puls süresi pigmente lezyonlar için  olandan uzun olmalıdır. Milisaniyelik puls  genişliği epilasyon için uygundur. Çünkü  epidermis içinde de ısıya bağlı etki  gösterecektir. Bununla birlikte soğutucu  kullanılması veya özellikle koyu derililerde enerjinin düşürülmesi epidermis hasarını önlemek için  gereklidir. Bu nedenle tatminkar bir sonuç almak için , birçok tedavi seansı gerekir. Lazer tedavisi  sonrası sıklıkla eritem ve perifolliküler ödem, kabuklanma, vezikülasyon, lekelenme gibi yan etkiler  bildirilmiştir.  Epilasyonda kullanılan lazer ışığının dalga boyları 694 – 800nm arasında değişmektedir. Dalga  boylarına gore lazerler Ruby, Alexandrite, Nd YAG gibi isimler alırlar. Alexandrite lazerlerde 755 nm   dalga boyunda ışık kullanılır.   Günümüzde lazer adı altında birçok farklı uygulama mevcuttur. Epilasyon için  kullanılacak lazerin  saptanmasında cilt ve kıl rengi değerlendirilmelidir.   Kısa dalga boyları derinin renk pigmenti olan melanin tarafından daha iyi emilir, fakat kıl köküne  ulaşabilecek kadar derine inemezler. Siyah saç ve açık ciltli hastalarda bu lazer daha etkilidir.  Esmerlerde üst deri olan epidermisteki melanin, kısa dalga boyları için optik bariyer gibi hareket eder,  bu da kızarıklık ve su kabarcıkları gibi yan etkilere neden olabilir. 

Lazer epilasyon uygulanmaması gereken kişiler:

Gri ve beyaz saçlı hastalar Güneşlenmiş hastalar. Yakın dönemde başka türden lazer tedavisi  görenler. Hiperpigmentasyon ve hipopigmentasyon eğilimi olanlar , Tetracycline veya retinoidler gibi  ışığa karşı hassaslaştıran ilaçlar alanlar. Bu ilaçların lazer tedavisinden üç veya dört hafta önceden  kesilmesi gerekir.  5 ve 4. cilt tipindeki hastalarda, herpes hikayesi olanlarda kullanılmamalıdır. Dört dalgaboyu epilasyon için kullanılır.  1.Ruby lazer at 694 nm    2.Alexandrite lazer at 755 nm     3.Diode lazer at 800-810 nm    4.Nd:Yag at 1064 nm Cilt açık renkse ve  tüy yeteri kadar koyu  ise Alexandrite Lazer (755 nm) Sistemi  çok etkilidir. Koyu renkli ciltlerde ND Yag  1064 nm lazer yada Diode gibi daha  büyük dalga boyuna sahip lazerler   kullanılmaktadır. Nd- YAG gibi  lazerler  aslında  telenjektazileri, küçük-yüzeyel  damarlardan derin-mavi venlere kadar tüm vasküler lezyonların güvenli, kolay ve etkili tedavisini  sağlamak amacı ile sık kullanılmaktadır. Aynı zamanda ince ve açık renkli tüylerde daha etkili  epilasyon sağlar. Geleneksel lazerler ile epilasyon işlemi daha koyu renkli ciltlerde  yanmalara sebep  olabilir ya da deri pigmentleri zarar görür. Fakat, ND Yag 1064 nm lazer sistemi, soğutma bölümü ile  üst deriyi korur, rahatsızlıkları azaltır ve etkili bir lazer uygulamasının gerçekleşmesini sağlar.  Tüylerin büyümesi üç safhadan oluşur. Lazer yöntemi tüye, büyüme (anagen) safhasında etki edecek  şekilde tasarlanmıştır.Bu nedenle tüylerin yalnızca bu safhada olanları yok edilebilmektedir. Uygulama  bir kaç kez tekrarlanarak  tüm kıllar yok edilebilir. Epilasyon bölgesindeki anagen safhadaki kılların  oranı arttıkça her seanstaki başarı oranı da artar.
© WWW.CILTUZMANI.COM  Copyright © 2007 [ciltuzmani.com]. All rights reserved
Cilt Uzmanı Uzm.Dr. Babür Süer
Dermatoloji & Kozmetoloji Uzmanından en tarafsız kaynak.

Dermatolojik

Lazer kullanımı

Lazer İngilizce, LASER, "Light Amplification by the Stimulated Emission of Radiation" kelimelerinin  baş harflerinin birleşmesinden oluşan bir kısaltmadır. Albert Einstein 1917 yılında "The Quantum  Theory of Radiation” adlı konsepti ile lazerin ilk işaretlerini vermiştir. 1959 da Dr. Charles H. Townes   bu  konseptden MASER (Microwave Amplification)cihazını geliştirdi. Ancak aynı  dönemde Rusyada  Nikolay Basov ve Aleksandr Prokhorov tarafından da  bu cihaz geliştirilmişti. Bu üç bilim insanı lazerin gelişimine  katkılarından dolayı 1964 yılında Nobel Fizik ödülü alacaklardır.   MASER in ardından 1960 yılında Amerikalı Theodore Maiman ilk  lazeri keşfederken, askeri endüstriyel alanda böyle başarılı  olacağını herhalde tahmin etmesi zordu. Hemen bir yıl sonra 1961  de Cincinnati Üniversitesinden Dr Leonard Goldman tarafından  Ruby lazer dövme ve diğer pigmente lezyonların tedavisinde ilk kez  kullanıldı.     O günden bu yana, lazerin birçok yeni kullanım alanı keşfedildi. Artık  hayatımızda önemli bir yeri var. Lazerler dalga boylarına göre  sınıflandırılmaktadır. 400-700nm dalga boyundaki tüm lazerler gözle görülebilir bir  renk üretmektedir. 400nm mavi 630nm ise kırmızı ışık verir. Bazen bu görsel özellikleri nedeni ile  kullanılsa da aslında bu özel ışınlar, günlük hayatımıza girmiş durumdadır.  Lazer ışınları yazabilir, okuyabilir, ölçebilir,  kesebilir veya tedavi edebilir. Bu ışınlar, hem bir demirde hem de insan damarlarında veya göz  ameliyatlarında aynı mükemmellikte çalışabiliyor. Tüm lazerlerde ilke aynıdır. Atomlara ışık yaymaya başlayana kadar enerji pompalanır. Oluşan bu  ışık, aynalarla iyice güçlendirilir. Enerji, yakut lazerde, xenon lambası ile; neodiyum YAG lazerde ise  flaş lambası veya diod lazerlerle pompalanır, gaz lazerler de ise hızlanmış elektronlar vasıtası ile  pompalanır. Lazer malzemesi, ışığın dalga boyunu da belirler. Bir atom, enerjiyle pompalanınca  daha fazla enerji alamaz. Böyle bir atom zorunlu olarak enerjisini ışık olarak verir ve çarpıştığı dalga  ile aynı frekans ve fazda iki ışık dalgası yayınlanır. Çarpışmaları arttırmak ve sonuçta daha çok ışık kazanmak için, lazerin karşılıklı iki kenarına paralel  iki ayna yerleştirilir: Bu aynalardan birine çarpan ışık dalgası, karşıdaki aynaya yansır , sürekli iki  ayna arasında gidip gelir, dışarı çıkamaz. Işın parçacıkları, lazerin yapımında kullanılan malzemenin  içinden geçerken, yolunun üzerinde enerji pompalanmış diğer atomlara çarpar ve onların da, fazla  enerjilerini ışık olarak yaymaları için zorlar. Bu şekilde ışık yayan atomların sayısı ve ışığın miktarı  sürekli artar. (light amplication by stimulated emission of radiation) Ancak, iki ayna arasında tutsak  olan ve gittikçe güçlenen ışınla bir şey yapabilmek için bu iki aynadan biri yarı geçirgen olmalıdır.  Buradan geçebilen ışına “eş evreli” denir. Işığın dalga boyu ve ritmi aynıdır. Dalgalar tamamen  birbirine paralel ilerler. Sürekli gelen ışınlar yerine çok kısa enerji transferi yapan “puls” lazer  ışınları, Chrom- Colquiriit kristali, neodmiyum-YAG veya titan- safir kristali gibi, içlerinde ışığın çok hızlı  yansıdığı malzemelerle yapılabilmektedir. Günümüzde, atım süreleri iyice kısaldı ve yeni nesil nanosaniyelik atımlı lazerler ortaya  çıktı. Tıkanmış damarlar açılabilir, en ince damarlar kesilebilir. İşlem sırasında, çevre doku  zedelenmez. Bu özellik lazeri, göz tedavisinde çok populer bir hale getirmektedir. Bütün  araştırmalar sırasında bilim adamları, attosaniyelik (nanosaniyenin milyarda biri) atımlara sahip  lazerler ile DNA'lar kesilebilecek ve modifiye edilebilecek. Bu lazerler ile hücre çekirdeğine girip  müdahale etmek de mümkün olacak. 
Lazerin Kullanım Alanları Dermatolojik ve Kozmetik Amaçlı Lazer Kullanımı Lazerler dokuda ısı ile kontrollü değişikler oluşturduğu için tıbbi uygulamalarda  kullanılmaktadır. Lazer tedavisini anlamak için ışın- doku arasındaki ilişkiyi anlamak gereklidir. Bunlar  Foto-termal, fotokimyasal ve foto-akustik etkilerdir.  Lazerin belli bir renge yönlemesi tedavide kullanım  şeklini  belirlemektedir. Buna seçici fototermoliz adı  verilir. Dalgaboyu: Dalgaboyu, ışını emerek belirli bir  doku etkisini oluşturacak ana renk dalgasını belirler.  Yeşil ışık melanini, sarı hemoglobini ve infrared ışın  ise suyu ve hemoglobini hedefler. Epidermisdeki en  önemli renk maddeleri melanin ve hemoglobindir.  Hemoglobinin emilim spektrumu 415, 542, ve 577  nm'de en yüksektir. Buna karşılık melaninin emilimi  ultraviolet bölgesinde maksimumdur ve görülebilen  ışık bölgesine doğru tedrici olarak azalır. Ve infrared  bölge yakınlarına kadar devam eder. Seçici hasar  için  eşik değeri ışığın dalgaboyuna bağlıdır. Daha  uzun dalga boylarında aynı oranda emilimi için  daha uzun atım süreleri gerekmektedir.    Penetrasyon: Farklı dalga boylarının derideki  penetrasyon derinliği de farklıdır. İnfrared ışığa  yakın olanlar daha derine penetre olabilir. Lazerin  uygulandığı spot boyu enerji iletiminin farklılıklarına  neden olur;daha küçük spot boyu enerjinin belirli bir  alana daha konsantre biçimde gönderilmesine  neden olurken daha büyük spot boyu enerjinin daha  geniş alana dağılımını sağlar.                                                                                        Puls-genişliği (atım süresi) Patolojik dokunun  yıkımı sırasında çevre dokuya çok az zarar vermek  tıbbi uygulamaların en önemli amacıdır. Uygulanan  alanda yalnızca belli bir bölge lazer ışınını  emecektir. Isı uygulama sırasında başlangıçta  hedef dokuya sınırlıdır. Uygulama devam ettikçe ısı  çevresindeki dokuya da zarar vermeye  başlayacaktır. Bu nedenle atım süresi hedeflenen  dokunun termal relaksasyon (kendine gelme) zamanından kısa olmalıdır. Lazerlerin atım  süreleri kısaldıkça hedef organda etki alanları da daralır. Nanosaniye veya daha kısa  süreler hücreden daha küçük yapılara , mikrosaniyeler hücre düzeyinde, milisaniyeler ise  kapiller olmayan damarlar ve diğer küçük yapılara etkilidir. Nanosaniye atımlı lazerler  hücreden küçük düzey mikrocerrahi için uygundur.   Soğutma teknolojisi: epidermis ve çevre dokunun korunarak yüksek enerjinin  verilebilmesini sağlar. Jeller, soğuk hava üfleyen veya sprey şeklinde olanlar kullanılabilir.

Lazerin Dermatolojik Kullanım Alanları

Damarsal lezyonlar Leke tedavisi Lazer Epilasyon Lipoliz / Sellulit Gerilme Çatlakları Gençleştirme Yeniden yüzeylendirme Dövme ve diğer lekelerin  tedavisinde

Leke Tedavisi

Lazerler Epilasyonda kullanılan lazerlerin atım süreleri genellikle milisaniyelerle ifade edilir. Ancak başta dövme  çıkartmak olmak üzere derideki koyu renkli lekeleri çıkartmak için kullanılan lazerlerde nanosaniyelerle  ifade edilen 1000 kat daha kısa atımlı cihazların kullanılması gerekir. Epilasyon da kullanılan lazerler  bu amaçla kullanılmaz. Leke tedavisinde kullanılanlar Q-anahtarlı lazerlerdir, Yeterince kısa atımlı ise  (nanosaniye) dermal melanositlerin, mavi-siyah dövmelerin, melanositik nevüslerin ve solar lentigoların  hatta 3-4 ay tedavi görmüş bir alandaki geçici postinflamatuar hiperpigmentasyonun tedavisi için uygun  olduğu gösterilmiştir. Posinflamatuar hiperpigmentasyon eğer 1 yıl içinde kaybolmazsa kalıcı olabilir.  Bununla birlikte, café-au-lait lekesindeki pigmentlerin tedaviye cevapları farklıdır. Melasma lazere  cevap vermez. Bu nedenle lazer tedavisinde başarı için doğru tanı önemlidir. Melanin-spesifik lazerler   Bu tür lazerler arasında , yalnızca üç tip Q-anahtarlı lazer tıbbi kullanım amacı ile bulunabilir. Q- switched ruby lazer, Q- switched Alexandrite lazer, Q-switched Nd:YAG lazer .     

Damarsal lezyonların  tedavisi

Damarsal lezyonların lazer tedavisi, kan tarafından seçici olarak emilerek damar duvarına verilecek ısı  zararına bağlıdır. Bu nedenle, damara özel lazerlerde atım-genişliği pigmente özel lazerlerden daha  fazla olmalıdır.(mikrosaniye). Çünkü damarsal lezyonlar için olan lazerlerin dalga boyu, derinin derin  bölgelerine penetre olamazsa tüm damarsal lezyonlar tedavi edilemez. Lazer veya fototerapik  epilasyon fazla kılların azaltılmasında etkili bir yol sunmaktadır. Milisaniyelik atım genişliği olan lazer  veya IPL cihazları ile cilt yenileme mümkündür. Bu ışık kaynakları cilde ağır zarar verebildiği için  uygulanan enerji azaltılmalı veya soğutucu cihazlarla birlikte kullanılmalıdır. Bu nedenle ışık kaynaklı  cilt yenilemenin klinik çalışma sonuçları çok çarpıcı değildir. Damarsal lezyonlar için kullanılan lazerler PDL lazer 585–600 nm  Long pulsed Nd:YAG lazer 1064  nm      Diode lazer 800–900 nm Alexandrite lazer 755 nm Intense pulsed light (IPL) 500–1200  nm KTP lazer 532 nm

Epilasyon 

İstenmeyen tüylerden kurtulmak için bölgenin traş edilmesi, cımbızla alma, kimyasal madde  uygulaması ve ağda  gibi yöntemler kullanılmaktadır Ancak tüm bunlar yalnızca geçici bir çözüm  sağlar.  Epilasyon için üretilmiş pekçok krem mevcuttur. Amerikan FDA kuruluşu tarafından onaylanan  tek tüy dökücü krem eflornithine hydrochloride'dir (Vaniqua)  ‘‘uyku hastalığı’’nın tedavisi için  üretilmiştir, ancak sonradan ilaç firmaları ilacın daha karlı olan ‘‘tüy dökücü’’ yan etkisini keşfettiler. Bu kremin de etkisi  kalıcı değildir. Geleneksel olarak uzun etkili tek tüy dökme yolu, iğneli epilasyon da denen elektrolizdir; hasta için daha sıkıntılı  olan bu işlem  zaman alıcı ve  küçük bölgeler ile sınırlıdır , her bir kıla işlem tek tek uygulanır.

Epilasyon için Lazer

 Lazer veya fototerapi ile foliküler melanin  tarafından iyi emilen dalga boyunda  yapılan epilasyon seçici fototermolizis  temeline dayanmaktadır. Atım süresi  seçici olarak hedef doku çevresine zarar  vermeyecek şekilde ayarlanır. Kıl  tarafından emilen ısının etkisi kök  hücrelere ulaşmalıdır. Nanosaniye veya  mikrosaniye atımlar kalıcı epilasyon için  kullanılmaz. Çünkü bu şekilde kıl yok  edilir ancak melanin içermeyen foliküler  kök hücreler sağlam kalır. Bu nedenle  puls süresi pigmente lezyonlar için  olandan uzun olmalıdır. Milisaniyelik puls  genişliği epilasyon için uygundur. Çünkü  epidermis içinde de ısıya bağlı etki  gösterecektir. Bununla birlikte soğutucu  kullanılması veya özellikle koyu derililerde enerjinin düşürülmesi epidermis hasarını önlemek için  gereklidir. Bu nedenle tatminkar bir sonuç almak için , birçok tedavi seansı gerekir. Lazer tedavisi  sonrası sıklıkla eritem ve perifolliküler ödem, kabuklanma, vezikülasyon, lekelenme gibi yan etkiler  bildirilmiştir.  Epilasyonda kullanılan lazer ışığının dalga boyları 694 – 800nm arasında değişmektedir. Dalga  boylarına gore lazerler Ruby, Alexandrite, Nd YAG gibi isimler alırlar. Alexandrite lazerlerde 755 nm   dalga boyunda ışık kullanılır.   Günümüzde lazer adı altında birçok farklı uygulama mevcuttur. Epilasyon için  kullanılacak lazerin  saptanmasında cilt ve kıl rengi değerlendirilmelidir.   Kısa dalga boyları derinin renk pigmenti olan melanin tarafından daha iyi emilir, fakat kıl köküne  ulaşabilecek kadar derine inemezler. Siyah saç ve açık ciltli hastalarda bu lazer daha etkilidir.  Esmerlerde üst deri olan epidermisteki melanin, kısa dalga boyları için optik bariyer gibi hareket eder,  bu da kızarıklık ve su kabarcıkları gibi yan etkilere neden olabilir. 

Lazer epilasyon uygulanmaması

gereken kişiler:

Gri ve beyaz saçlı hastalar Güneşlenmiş hastalar. Yakın dönemde başka türden lazer tedavisi  görenler. Hiperpigmentasyon ve hipopigmentasyon eğilimi olanlar , Tetracycline veya retinoidler gibi  ışığa karşı hassaslaştıran ilaçlar alanlar. Bu ilaçların lazer tedavisinden üç veya dört hafta önceden  kesilmesi gerekir.  5 ve 4. cilt tipindeki hastalarda, herpes hikayesi olanlarda kullanılmamalıdır. Dört dalgaboyu epilasyon için kullanılır.  1.Ruby lazer at 694 nm    2.Alexandrite lazer at 755 nm     3.Diode lazer at 800-810 nm    4.Nd:Yag at 1064 nm Cilt açık renkse ve  tüy yeteri kadar koyu  ise Alexandrite Lazer (755 nm) Sistemi  çok etkilidir. Koyu renkli ciltlerde ND Yag  1064 nm lazer yada Diode gibi daha  büyük dalga boyuna sahip lazerler   kullanılmaktadır. Nd-YAG gibi  lazerler  aslında  telenjektazileri, küçük-yüzeyel  damarlardan derin-mavi venlere kadar tüm vasküler lezyonların güvenli, kolay ve etkili tedavisini  sağlamak amacı ile sık kullanılmaktadır. Aynı zamanda ince ve açık renkli tüylerde daha etkili  epilasyon sağlar. Geleneksel lazerler ile epilasyon işlemi daha koyu renkli ciltlerde  yanmalara sebep  olabilir ya da deri pigmentleri zarar görür. Fakat, ND Yag 1064 nm lazer sistemi, soğutma bölümü ile  üst deriyi korur, rahatsızlıkları azaltır ve etkili bir lazer uygulamasının gerçekleşmesini sağlar.  Tüylerin büyümesi üç safhadan oluşur. Lazer yöntemi tüye, büyüme (anagen) safhasında etki edecek  şekilde tasarlanmıştır.Bu nedenle tüylerin yalnızca bu safhada olanları yok edilebilmektedir. Uygulama  bir kaç kez tekrarlanarak  tüm kıllar yok edilebilir. Epilasyon bölgesindeki anagen safhadaki kılların  oranı arttıkça her seanstaki başarı oranı da artar.